Hasan Hüseyin ÖZ
Hasan Hüseyin ÖZ
hasan.oz@star.com.tr
Tüm Yazıları

Yargı, gümrük tarifeleri konusuna el koydu

Biz, Amerika İran'a ha saldırdı ha saldıracak diye konuşaduralım... Washington'da çok daha büyük bir kırılma yaşandı. Amerikan Yüksek Mahkemesi, Trump'ın en güçlü ekonomik kozlarından birine doğrudan müdahale etti. Gümrük vergileri... Bir gecede dünyaya mesaj vermenin aracı olan o tarife sopası artık eskisi kadar rahat kullanılamayacak. En azından Amerikan basını böyle diyor.

Trump karara öfkelendi, "rezalet" dedi. Çevresindeki bazı isimler ise "yargı siyasallaştı" diyerek tepki gösterdi. Böylece yürütme ile yargı arasındaki gerilim açık bir çatışmaya dönüştü.

Kararın özü aslında herkesin anlayacağı kadar net. Trump yönetimi geniş kapsamlı tarifeleri 1977 tarihli Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası üzerinden uyguluyordu. Yüksek Mahkeme ise "Başkan yaptırım uygulayabilir ama vergi koyma yetkisi Kongre'ye aittir" diyerek sınırı çizdi. Karar 6'ya 3 çıktı.

İptal edilen vergiler, 2025'te "Liberation Day" adıyla duyurulan geniş kapsamlı tarifelerdi. Çin, Kanada ve Meksika'ya getirilen ek vergiler de hukuka aykırı bulundu. Ama bazı sektörlere yönelik eski uygulamalar devam ediyor. Yani Amerika korumacılıktan vazgeçmiş değil; sadece en hızlı hamle yapma imkânı sınırlandı.

Ekonomik sonuçlar ise daha karmaşık. Şirketler şimdi ödedikleri vergileri geri istemeye hazırlanıyor. Konuşulan rakam 133 ila 175 milyar dolar arasında. Bu, zaten borç yükü ağır olan Amerikan hazinesi için ciddi bir baskı anlamına geliyor. Uzun süredir tartışılan o tablo yeniden ortaya çıkıyor: Washington ekonomik araçları sadece dış politikada değil, içerde oluşan mali boşlukları kapatmak için de kullanıyordu. Şimdi o mekanizmanın önemli bir ayağı zayıfladı. Para politikanın aracı olduğunda kriz görünmez; hukuk devreye girdiğinde gerçek maliyet ortaya çıkar.

Öte yandan tarifelerin kalkması bazı ürünlerin maliyetini düşürebilir. İthalat ucuzladıkça fiyat baskısı hafifleyebilir. Yani devlet kasası zorlanırken piyasalar kısa vadede rahatlayabilir. Amerikan ekonomisinin çelişkili yapısı burada da kendini gösteriyor; bir yanda büyüyen borç, diğer yanda piyasayı ayakta tutmaya çalışan geçici rahatlamalar.

Siyasi cephede tansiyon giderek yükseliyor. Trump'a yakın bazı çevreler mahkemenin kararını "seçilmiş başkana karşı bürokratik darbe" olarak yorumluyor. Beyaz Saray'ın geçmişin defterlerini açarak yeni stratejiler geliştirme arayışında olduğu konuşuluyor. Eski ticaret yasalarının yeniden gündeme gelmesi, yöntemin değiştiğini ama zihniyetin değişmediğini gösteriyor.

İran dosyası gündemi meşgul ederken Amerika'nın içinde çok daha büyük bir fay hattı bir kere daha görüldü. Yargı, yürütmenin ekonomik gücüne doğrudan sınır çizdi ve bu çizgi Washington'daki anayasal kilitlenmenin sembolüne dönüştü. Tam da bu yüzden yaşananlar, küresel hegemonya araçlarının şekil değiştirdiğinin en net ilanı olarak okunmalı. Gümrük sopası zayıfladı ama ticari baskı refleksi ortadan kalkmış değil; sadece geçmişin defterleri açılarak daha uzun, yorucu ve bürokratik yollar devreye sokulacak.

Tek gecelik kararnamelerle dünyayı sarsma dönemi şimdilik yargı duvarına çarpmış olabilir. Fakat ticaret savaşları bitmedi; cephe değiştirdi. Dünyanın tüm başkentleri, bu saatten sonra masada anlık kararlar alan bir liderden çok, kendi içinde derin bir yetki kavgasına tutuşmuş, öfkesi artmış ve hamleleri daha karmaşık hale gelen bir devlet aygıtıyla karşılaşacak. Yeni dönemin asıl stratejik sınavı da tam burada, bu belirsizlik alanında başlayacak.