Yakup KÖSE
Yakup KÖSE
ykose@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Yaşlı darbecilere hürmet Sivas mağduruna eziyet

AK Parti öncesi yargıdaki kadrolaşmanın sebep olduğu adaletsizliğin acıları hâlâ sürüyor. 

1994 senesinde kurulan DYP/SHP koalisyon hükûmetinin Adalet Bakanı Mehmet Moğultay SHP (CHP)’li savcı ve hâkimleri yargıya doldurmuştu. Yargıdaki kadrolaşmaya tepki gösterenlere de Moğultay pişkin pişkin “MHP’lileri mi Refah Partilileri mi alacaktım” diyerek mukabelede bulunmuştu. İtiraf etmişti de diyebiliriz. 

Bir Alevi dedesi olan SHP (CHP)’li Seyfi Oktay’ın bakanlığı zamanında da yargıda mezhepçi kadrolaşma had safhaya ulaşmıştı. Bu kadrolar 28 Şubat darbesinde çok işe yaradı!.. 

1993 senesinde Sivas’ta Aziz Nesin üzerinden yapılan provokasyonla başlayan ve 37 kişinin ölümüyle neticelenen hâdisenin ardından terör örgütü PKK’nın bastığı Erzincan Başbağlar köyündeki 33 Müslüman katledilmişti. Baskında camide namaz kılan erkekler kurşuna dizilmiş, ateşe verilen evlerde bulunan 5 kişi de yakılarak öldürülmüşlerdi. 

Başbağlar katliamı sonrası yakalanan 16 zanlı dönemin Adalet Bakanı Seyfi Oktay ve SHP milletvekili Mustafa Kul’un devreye girmesiyle serbest bırakıldığı günümüzde bile yargı çevrelerinde konuşulur. 

Başbağlar’da kadrolu adalet böyle tecelli ederken Sivas’ta ise masum insanlara ömür boyu hapis cezaları verilerek tecelli etti! 

Hâdisenin olduğu gün Sivas’ta olmayan, Sivas’ta olsa bile hâdisenin vukûunda işyerinde olduğuna dair şahitleri olan Müslüman Anadolu’nun evlatları yargıdaki ideolojik ve mezhepçi kadrolaşmanın mağduru oldular. Ne yazık ki bu mağduriyet Ak Parti’nin 17 yıllık iktidarında da giderilmedi. 

Bu gidişle yakında ortada mağdur da kalmayacak. Çünkü, 26 yıldır zindanda olan Sivas mağdurları yaşlarının ilerlemesi ve hapishane şartlarının sebep olduğu çeşitli ölümcül hastalıklarla mücadele ediyorlar. 

Bu mağdurlardan biri de 85 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç. 22 farklı hastalığı olan Kılıç 56 çeşit ilaç kullanmak zorunda. 

Akit Gazetesi’nden Faruk Arslan geçen hafta “85 yaşında cezaevinde ölümü bekliyor” başlıklı haberinde şu bilgileri veriyor: “Sağlık durumu günden güne kötüye giden ‘Ahmet Amca’, cezaevinde 85 yaşına girdi. Azılı solculara, 85 yaşındaki Ahmet Turan Kılıç’ın zindanda ağırlaşan sağlık durumunu gözler önüne seren 10 sayfalık Kişisel Sağlık Fişi (KSF) Raporu’na Akit ulaştı. Suçsuz yere girdiği Sivas Cezaevi’nde 26 yıldır çekmediği çile kalmayan, ilerleyen yaşına rağmen tahliye edilmeyen Ahmet Turan Kılıç’ın kullandığı ilaç listesini içeren 10 sayfalık raporda, mazlum Kılıç’ın tam 56 farklı ilaç kullandığı tespit edildi. Hayatta kalabilmek için ilaçlara bağlı olarak nefes alabilen Kılıç’ın KSF Raporu’na yansıyan 22 hastalığının bulunduğu kaydedildi. 

Kalp rahatsızlığından kas romatizmasına, solunum yolları enfeksiyonundan ülsere, hipertansiyondan damar sertliğine, göz enfeksiyonundan mide ve bağırsak enfeksiyonuna 22 hastalıkla boğuşan Kılıç’ın adeta sağlam yeri bulunmuyor. Ahmet Turan Kılıç’ın KSF Raporu’nda listelenen hastalıklarının bazıları şunlar: Kalp hastalığı, damar sertliği, vertigo, kas romatizması (miyalji), iltihaplı romatizma, alt solunum yolu enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonu, idrar yolları enfeksiyonu, mide ve bağırsak enfeksiyonu (gastroenterit), prostat büyümesi, ülser, kas romatizması (miyalji), iltihaplı romatizma, kansızlık (anemi), hipertansiyon, tırnak mantarı, ayak mantarı, kurdeşen (ürtiker), vitamin eksikliği, farenjit, akut idrar kaçırma, göz enfeksiyonu (konjonktivit), tekrarlayan aftlar, egzama…” 

28 Şubat darbecilerine müebbet verip sonra “Siz yaşlısınız gidin evinize” diyen adalet, Ahmet amcaya henüz uğramadı! Hadi 25 yıl önce ideolojik/mezhepçi kadrolar vardı engel oluyorlardı peki şimdi Sivas mağdurlarına adaletin gelmesine engel olan ne?