
Sıkıldığında canınız
Bitlendiğinde kanınız
Enik terası bir ağız
Arpası şehriye
Büyükbaş biteviye
Cehaleti yağız
Güdük ufuk
Gidik kafa
Uzanmış rafa
Başlamış saydırmaya,
Kapalılar edilmeli diyor imha
Efendim emriniz var mı başka
Laf söyledi yal çanağı
Ateşli bir kül tabağı
Dediler nedir zorunuz ne battı dehlize
Ya da nerenize,
Cücede yok endaze
Sinek yiyen şenpaze,
Yavaş gel dip ıkıntı nedir püften sıkıntı
Basmadık kuyruğuna nedir tizden cayırtı
Yobaz diyorsunuz ya acıkınca hınca kalbiniz
Çukurda zuhur edene aşikar değiliz,
Tel tel döküleceksiniz gür çorak dişi düşmüş tarak
Değil nezaket size sefalet hep müstehak
Evet kapalıyız!
Çenesini bayıra açıp çatlayan kinininden damlayana kapalıyız!
Kapalıyız!
Kendini çağdaşlığın meşalesi zanneden mangal yelpazelerine kapalıyız!
Kapalıyız!
Açıkta çığıran
Ortalıkta bozaran
Çirkefliğe kapalıyız!