29 işçinin ölümü ve CHP'nin vurdumduymazlığı

Geçen hafta çok acı verici bir olay yaşandı İstanbul Beşiktaş'ta. Ünlü bir gece kulübünde izinsiz yapılan tadilat sırasında çıkan yangında aralarında çocukların da olduğu 29 işçi feci şekilde can verdi.

Ailesinin, çoluk çocuğunun rızkı için zor şartlarda çalışan işçiler yevmiyelerini alıp çıkacaklarını düşündükleri bodrum katından taammüden cinayete varacak bir dizi ihmal ve vurdumduymazlık yüzünden çıkamadı maalesef.

Cansız bedenleri teslim edildi ailelerine...

CHP'DEN NE TAZİYE VAR NE SORUŞTURMA

Seçimden sürpriz biçimde birinci çıkan CHP'nin halkla garibanla işi kalmamış olmalı ki çok uzun zamandır yönettikleri Beşiktaş Belediyesinin 29 işçiyi neden göz göre göre ölüme gönderdiğine dönüp bakmadı bile.

CHP'nin kurumsal hesaplarını geriye doğru taradım, açıklama yapılmış mı diye özellikle baktım ama yok. Ne taziye mesajı var ne de "Belediye'deki sorumlularla ilgili soruşturma başlatıyoruz, hesabını soracağız" diyen bir açıklama var.

Peki ne var?

29 garibanın çığlıklarının hala yankılandığı, yanık kokusunun tüttüğü Beşiktaş'ta belediye başkanlığını yüzde 64 ile kazanmanın, belediye meclisinden tulum çıkarmanın coşkulu şenliği, kibirli kutlaması var!

CHP medyası zaten üç maymun.

CHP MEDYASINDA TIK YOK

Sahibinin asırlık sesi Cumhuriyet gazetesi, zafer kutlamaları varken 29 işçi için sayfalarını "karartmadı" hiç.

Kuran kurslarının yılmaz takipçisi, DHKP-C'nin parlak savunucusu ve iş kazalarının AKePe'ye bağlama merkezi Birgün gazetesi ise yasak savacak kadar yer ayırdı.

Yazar çizer takımının da yoktu böyle bir derdi kederi.

Ekmeğini işçi ölümlerinden çıkaran gazeteciler bu feci ölümleri gündemlerine dahi almadı. Alan da belediyenin adını anmadı.

Uzay boşluğunda, İstanbul'da bir yerlerde Hüdai nabit bir işletmede bir yangın çıkmış da işçiler ecelleriyle ölmüşler gibi haberleştirdiler.

Yani?

CHP BELEDİYESİNİ BİLEREK GİZLEDİLER

Gece kulübünü denetlemeyen, defalarca eksik ve çarpık ruhsat veren, 30 yıl boyunca hukuksuz ve kontrolsüz şekilde genişleyen işletmeyi (ne karşılığında?) denetim dışında tutan Beşiktaş Belediyesi'nin CHP tarafından yönetildiğini gizlediler!

İBB İtfaiyesinin son denetimin 2016'da yapıldığını, İmamoğlu döneminde işletmenin yangın açısından denetlenmediğini, dolayısıyla yangın ruhsatı olmayan bir işletmenin yüzlerce insanın hayatını tehlikeye attığını ve işte 29 işçiyi göz göre göre ölüme gönderdiğini sorun etmedi.

BEŞİKTAŞ'TA 17 BİN İŞLETMENİN RUHSATI YOK!

Üstelik tek işletme değil bu durumda olan.

2022 Sayıştay raporuna göre Beşiktaş'taki işletmelerin yüzde 85'inin ruhsatı yokmuş zaten! 17 bin işletme, düşünsenize! Bütün bir ilçe bu halde demek ki ve yangın da dahil olmak üzere bunların yasal mevzuata uygunluğunu hiç denetlememiş CHP'li belediye.

Ne karşılığı denetlememiş? Nasıl görmezden gelmiş? Para kuleleriyle ilgisi var mı bu sistematik görmezden gelinişin? Bilmiyoruz. Henüz.

KUTLAMAYI KESİP YAS TUTMAK İSTEMEDİLER

Hal böyleyken CHP medyası nasıl blok halinde sus pus?

Sözcü, Halk TV, Tele1, KRT, Now gibi muhalif ve CHP tarafından fonlandığı bizzat bir önceki CHP genel başkan tarafından ifşa edilen medyadan niye ses çıkmıyor?

Halk sağlığı için yıllarca fırınlarda böcek, laiklik savunusu için sokaklarda başörtülü kovalayan Uğur Dündar niye sorgulamıyor bu durumu?

Timur Soykan, Murat Ağırel, Soner Yalçın, Deniz Zeyrek, Aytunç Erkin ve diğerleri niye kalem oynatmıyor?

Halk TV'yi yönetirken CHP yönetiminin, o dönem Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce'ye ekran yasağı getirdiğini ifşa eden Şaban Sevinç 29 işçinin öldüğü gerçeğiyle ilgileneceğine Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü'ye yönelik apaçık ve ahlaksız bir yalanı, jakuzi iftirasını yaymakla meşgul. Hemşire Gülnaz Şırınga ve Çin treni yalanıyla patlayan Özlem Gürses gerçeklerden bihaber zaten.

İŞLERİNE GELMEYİNCE VİCDAN ASKIDA

FETÖ'nün şifreli haberleşme ağı ByLock'un sahibi çağırınca ABD'ye kadar giden İsmail Saymaz 29 gariban için zahmet edip Beşiktaş'a gitmemiş mesela. Taradım, her gün yüze yakın paylaşım yapmış ama bir hafta boyunca işçiler için tek satır yazmamış.

Kamuoyu baskısına dayanamadığı için olsa gerek dün kısa bir özet geçti Saymaz. Ama içinde eser miktar da olsa CHP belediyesinin sorumluluğuna dair tek cümle bile yok.

Doğru/yalan, abartı/manipülasyon her olayı AK Parti ve Erdoğan aleyhine yorumlamak için seferber olan bunca isim niye suskun peki bu kadar?

"Sırası değil, 47 yıl sonra gelen seçim zaferini 29 ölü işçi için bölemeyiz" dedikleri için mi?

"Cinayetlerde CHP belediyesinin payı var, bize uymaz, biz iyisi mi okurumuzu avutalım vicdanımızı uyutalım" diye düşündükleri için mi?

Gerçi İmamoğlu'nun mal beyanından kaçırdığı üç lüks villayı da kaynağı müphem para kulelerini de Mansur Yavaş'ın Londra'da aldığı lüks evi de görmemişti bu arkadaşlar. Ne beklenebilir ki başka.