Betül Soysal Bozdoğan
Betül Soysal Bozdoğan
betul.bozdogan@star.com.tr
Tüm Yazıları

İsrail toplumunun tümü istisnasız suçludur!

Herkes ABD/İsrail-İran savaşında olası müzakere ve ateşkes süreçlerini takip ederken İsrail'in yakın coğrafyada sürdürdüğü katliamları unuttu.

İsrail hala Gazze'yi vurmaya devam ediyor. Yoğunluğu düşürdü ama kan dökmekten geri durmuyor.

Gazze'de yaşam; insanlık onurunu incitecek seviyenin çok altında. İnsanlık değerleri bitti. Uluslararası hukuk çöp oldu.

Gazze'de binlerce cenaze enkaz altında kaldı da oradan çıkarılıp toprakla buluşturulamadı. Filistinli masumların yakınlarını ziyaret edecekleri bir kabir taşı bile yok.

Binlerce kişi sakat, evsiz ve yorgun.

Tam iki buçuk yıldır yüzbinlerce insan soykırıma maruz kaldı da sonra kaderine terkedildi.

İsrail, tüm dünyaya bir oyun oynadı.

Dünya kamuoyu baskısının zirveye çıktığı yerde, Gazze ateşkesiyle süreci dondurmuş gibi yaptı. Gazze'ye insani yardımlar ve yeniden yapılandırma sözlerini tutmadı.

Üstüne bir de İran ile savaş gündemi oluşturuldu. Niçin peki? Gazzeliler unutulsun ve hayatta kalanlar da yavaş yavaş ölsünler, bitsinler, tükensinler... Sonra Lübnan işgali perdelensin çok fazla haberlere konu olmadan. Binlerce kişi öldürülsün, yüzbinler göç ettirilsin.

Belki bunlar daha iyi günlerimiz. İki gün sonra Suriye dosyasını da açabilirler. İsrailli Bakanların ağızlarından pis kokular geliyor. Salyalı-tükürüklü nefret edilesi demeçlerinden bu anlaşılıyor.

Ve ağır konulardan biri de Batı Şeria!

Sokak sokak işgal edilmiş, hane hane gasp edilmiş mukaddes Filistin toprakları...

Şu hakkı teslim edelim; Batı Şeria'da toprağını bekleyen, evinin bekçiliğini yapan her bir Filistinli, asrın kahramanı ilan edilmeli. Yaşadıkları öyle bir zulüm ki dünyada eşi benzeri görülmemiştir. Ve üstelik bitmiyor, on yıllardır devam ediyor bu işkence!

Öyle bir işkence ki; çocukları kaçırılıyor, evlerine gece baskın yapılıp köpeklerle yatak odalarına giriliyor, genç-yaşlı-kadın-erkek demeden iffetleri kirletiliyor, esir edilip işkencelere tabi tutuluyor, evleri kundaklanıyor, zeytin bahçeleri yakılıyor...

Son günlerde İsrailli sözde siviller iyice zıvanadan çıktı. Çeteler halinde bir araya gelerek Filistinli dövmeyi hobi haline getirdiler. Arabayla Filistinli ezmek de en keyif aldıkları faaliyetlerden. Zeytin ağaçlarına zarar vermek ise yürüyüş halinde yaptıkları en basit zararlardan.

Dünya böyle lanetlik bir kavime daha denk geldi mi, cevabı size bırakıyorum.

HEPSİ Mİ SUÇLU?

Evet hepsi suçlu! Nedenini yazının sonuna doğru ifade edeceğim.

Önce Filistin topraklarında yaşanan hukuksuzluk ve cinayetlerin tek müsebbibi İsrail hükümeti midir, değilse İsrailliler de sorumlu mudur? İsrail toplumu soykırımı, toprak gaspını ve tüm şiddet ve yayılmacı politikaları destekliyorlar mı, bu soruların cevaplarını arayalım.

İsrail'de yayımlanan Maariv gazetesinin yayımladığı ankete göre; İsraillilerin yüzde 77'si Lübnan'da saldırıların sürdürülmesini desteklerken yalnızca yüzde 12'si ateşkese destek verdi.

ABD merkezli haber kuruluşu Mondoweiss'in haberine göre; son seçimde Netanyahu'ya oy vermiş Yahudi İsraillilerin yüzde 87'si hükümetin Gazze'de yaptığı eylemleri destekliyor.

Kudüs İbrani Üniversitesi'nin Haziran ayında yaptığı ankete göre, Yahudi İsraillilerin yüzde 64'ü "Gazze halkı içinde masum yok" görüşünü benimsiyor ve Gazzelilerin tümünün yok edilmesini savunuyor.

Rakamlar dehşet verici! Bu rakamlar milyonlarca İsrailli demektir! Nasıl bir toplum ki, Gazzelilerin çoluk çocuk topluca yok edilmesi gerektiğini düşünebiliyor?

Bakınız, içlerinden insafa gelen az sayıdaki bazıları, nasıl itirafta bulunuyor?

İsrail dış istihbarat servisi Mossad'ın eski Direktörü Tamir Pardo, işgal altındaki Batı Şeria'da yağma, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalan Filistinli ailelerle görüştü. Pardo, İsraillilerin eylemlerinin Holokost'u hatırlattığına işaret etti ve "Gördüklerim, geçen yüzyılda Yahudilere karşı yapılanları hatırlattı. Utanç duyuyorum." ifadelerini kullandı.

Yahudi Prof. Norman Finkelstein, İsrail'in çocukları hobi olarak öldürdüğünü ifade etti. Finkelstein, "Sorun Netanyahu değil, sorun; İsrail toplumunun tamamıdır." dedi.

Bu ifade, altına imzamı atabileceğim bir tespit diyebilirim.

Filistin topraklarında yaşanan soykırımın, tüm zulümlerin ve tüm işgallerin tek suçlusu Netenyahu mudur? Hayır tabi ki.

Peki İsrail'de muhalefet ne durumda? Şu anki hükümetin politikalarını desteklemeyenler de yine genel olarak soykırım uygulamalarının, gasp ve şiddet politikalarının tam destekçisi. Aşırı sağ, liberal ya da sol partiler hiçbiri birbirinden farklı değil. Filistinli kovulsun, Gazzeli ölsün ama nasıl? Hangi yöntemle? Anlaşamadıkları şey; usul ve yöntem seçimidir o kadar.

İşte sorun tam da burada başlıyor.

İsrail'deki muhalefet de suçludur, iktidar da, İsraillilerin tamamı da.

Bir soykırım yaşanırken, gasp-tecavüz-hırsızlık ve yağma on yıllardır devam ederken böyle iğrenç bir terör sisteminin parçası olmak, tüm zulümlere ortak olmaktır!

Böyle bir sözde devletin vatandaşı olmak, dünyanın en kahrolası durumudur. Sessiz kalmak da zulme taraf olmaktır.

"Taraf değilim" diyen de zalim sistemi desteklemiş demektir. İsrail'in meşruiyet arayışına ortak olan tüm kamuoyu, istisnasız suçludur ve soykırımın ortağıdır.

Soykırımın en vahşice yaşandığı günlerde rehineleri için sokağa çıkan İsrailliler bir gün de pankart açıp "soykırımı durdurun" demedi! İşte bu nedenle hepsi zalim, tamamı vicdanlarda mahkumdur!

İSRAİLLİLERİN HAK ETTİKLERİ!

Biz onlar gibi zalim olmayacağız.

Biz Hak tarafında olmaya devam edecek ve adaleti tesis etmek adına pozisyon alacağız.

Zaman, büyük bir suça şahitlik zamanıdır!

Peki İsrail toplumuna nasıl mukabele etmeli? Çözüm, nasıl tesis edilecek?

Bu zihniyet, bu faşist toplum sınırlandırılmadıkça, bir hegemon güç tarafından katı kurallara tabi tutulmadıkça zulme, şiddete, tecavüze, gasp ve hırsızlığa devam edeceklerdir.

Kesinlikle sınırlandırılmalı, korkutulmalı, kurallara tabi tutulmalı ve ağır cezalara muhatap olmalılar!

Merhum Başbakan Prof. Necmettin Erbakan'ın tespitiyle; İsrail, güçten anlar!

Müslümanlar bir güç odağı haline gelip bazı gerçeklikleri İsrail'e dayatabilirse Filistinliler rahat bir nefes alacaktır.

Aksi takdirde biz daha çok işgal girişimleri görürüz.