
İran konusu önemli.
Çoğu köşe yazarlarının yazısı İran savaşı üzerine yıkılmış durumda.
Ancak ben daha önemli bulduğum için yazımı geçtiğimiz hafta yaşanan okul saldırıları üzerine yıkacağım.
Sebepleri, sonuçları ile bu konuyu enine boyuna ele almaya devam edeceğim.
Biz bu durumlara nasıl geldik, elimizdeki fidanlar, evlatlarımız nasıl bu hale geldiler bu konuların üzerinde duracağım.
NEDEN...
Bu soruya verilecek o kadar çok cevap var ki...
Bu sorunun her biri tek başına yazı konusu olacak o kadar çok başlığı var ki...
Böylesi büyük, iç içe geçmiş sorunlar yumağını getirip sadece internete ya da bilgisayar oyunlarına dayamak en büyük hata olur ve bu hata bizi daha büyük bataklıklara götürür.
Bu sorunun internet, bilgisayar oyunlarından tutun aileden, aile yapısından, eğitim sistemine, öğretmen öğrenci ilişkisinden mevcut okullara, özellikle gençliğin maruz kaldığı siber saldırılara varıncaya kadar birçok konuya dayandığı sebepleri var.
NE YAPMALI...
Yaşadığımız acıları dindirmenin yolu sorunları tek tek tespit etmek ve tespit edilen sorunların temeline inerek kalıcı uzun vadeli çözümler üretmektir.
Zira bu olay üzerinde düşünüp ciddi kafa yorulması gereken ve mutlaka ders alınması gereken ibretlik bir olaydır.
Zira bu olay gelecekte bizleri ne tür felaketlerin beklediğini gösteren son derece önemli bir olaydır.
Şimdi gelelim bu sorunların neler olduğuna
SORUNLAR...
Bahse konu yaşadığımız olayların temelinde yatan en önemli sorunlarımızdan biri aile yapısındaki bozulmadır.
Bugün bütün Türkiye'nin katılığı gerçek odur ki...
Ülkede aile yapısı yerle bir olmuştur.
Ülkeyi hedefe almış dış güçler yaklaşık bir asır süren saldırılar sonucu Türk insanının aile yapısını yerle bir etmeyi başarmıştır.
Hiç birbirimizi kandırmaya kalkmayalım bu konuda çok ciddi yaralar aldık ve saldırılara dayanamayıp yenik düştük.
Bugün geldiğimiz noktada Türk aile yapısı yerle bir olmuştur ve bizi ayakta tutan omurga çökmüştür.
KORE HARBİ...
Malum NATO'ya girişimize vesile olan Kore'de biz de gittik savaştık ve NATO ile Amerika Birleşik Devletleri'ne tarihindeki tek başarıyı hediye ettik.
Burada ilginç olan durum şu...
Her savaşta olduğu gibi bu savaşta da esir düşen NATO kuvvetleri oldu.
Kore esir aldığı bu askerler için ayrı ayrı kamplar oluşturur.
Her ülke için oluşturulan bu esir kamplarında Amerikalısı İngiliz'i, Fransız'ı cinnet geçirir, burada ne işim var diye isyan eder, kendi ülkesinin bayrağını yakar, askerler yumruk yumruğa birbirlerine girerler.
Bütün ülke esir kamplarında tablo aynıdır.
Bir tek kamp hariç.
Türk esir kampı...
BOŞUNA İNGİLİZ DEMEMİŞLER...
Türk esir kampında tablo başkadır.
Türk esir kampında Ayyıldız bayrak yine duvara çivilenmiş, esir düşen askerler arasında rütbeye saygı, sevgi aynen devam etmekte, kampta günlük yaşantı normal hayat gibi devam etmekte.
Kısacası tüm Türk askerleri mutlu.
Bu durum İngilizlerin çok dikkatini çekiyor ve savaştan sonra Türk askerinin bu durumunu, bu derece vatan sevgisinin, askere bu ruhu veren disiplinin nedenlerini araştırıyorlar.
Araştırma sonucu İngilizler Türk askerinin bu ruhunun, bu sevgi ve saygısının, bu disiplininin nedenini buluyorlar.
Aile yapısı...
Araştırmayı yapan İngilizler sonuç raporunda diyorlar ki Türklere bu sevgi ve saygıyı, disiplini, birliktelik ruhunu veren şey aile yapısı. "Eğer Türkleri yıkmak istiyorsak aile yapısını mutlaka yıkmalıyız."
Zannediyorum şimdi herhâlde aile yapımıza neden bu denli alçakça saldırıldığını, bu yapıyı yıkmak için onca oyunun neden oynandığını daha iyi anlamışızdır.
SİNEMA VE DİZİLER, TELEVOLE, GÜNDÜZ PROGRAMLARI...
Başlıkta sıraladığım görsellerde önce evlilik dışı ilişkiler, sonrasında kucaktan kucağa gezen düzeyli birliktelikler, gündelik ilişkiler bu toplumun değerlerine sızdırıldı.
Bu tür gayri meşru ilişkilerden doğanlar iğreti yuvalar kurdular.
O yuvalar uzun ömürlü olmadı, boşanmalar arttı, evlilik kurumu ayağa düştü ve sonuçta herkesin tekil yaşadığı hiçbir değer yargısının kalmadığı bir yaşantı biçimi oluştu.
Bir üzüm salkımının taneleri olan çoğul aile bireyleri aynı çatı altında tekil hayat sürmeye başladılar.
Sonuçta o ruhlar içine düştüğü manevi yalnızlığı gidermenin yolunu o küçücük ekranlarda cep telefonlarında, bilgisayarlarda, televizyonlarda aradılar.
Kendilerini tatmin edecek şeyler ararken tuzağa düşenler kendisini oyunlarda, sapık ve sapkın yayınlarda buldular.
İşte o ruhlar okullardaki katliamı, annesini katleden, babasını kesen evlat görüntülerini, evladını ekmek bıçağıyla doğrayan anne baba görüntülülerini bizlere yaşattılar.
YAPILMASI GEREKENLER
Bunları yaşamak istemiyorsak yapmamız gereken tek şey aile yapısını tekrar eskiye döndürmek ve o yapıya saldıran tüm kaynakları yok etmektir.
Netflix gibi zehir yuvaları mutlaka kapatılmalıdır.
Aile bakanlığı, kültür bakanlığı ve diğer bakanlıklar bu konularda çok sert tedbirleri mutlaka almalıdır.
Aksi takdirde on yıl sonra bu tedbirleri alsak da geçmiş ola...