Şeytansın

Amerika gerçekten çok aşağılık oynuyor.

Ama itiraf edeyim yakışanı yapıyor.

Moskova'daki saldırıyı planlayan, onlarca insanın hayatını karartan dünkü çocuk tuzak içinde tuzak kurmanın, oyun içinde oyun oynamanın telaşında.

Matruşka tarzı iç içe geçmiş, hepsi birbiri ile ilintili birden fazla oyun oynamaya çalışan Amerika ciddi bir birikim ve zekâ isteyen bu işleri yüzüne gözüne bulaştırmış durumda.

Üç kuruşluk aklıyla Rusya Ukrayna savaşını kızıştırmaya çalışırken bir yandan Rusya'nın İslam dünyası ile arasını açmaya, bir yandan da Rusya ile Türkiye'nin arasını bozmaya çabalamakta.

Halbuki biraz, akvaryumdaki balık misali su da gezdirdiği beyni kullanmaya kalksa, "yav arkadaş bu iki ülkede tarihi çınarlar, büyük uygarlıklar bu numaraları yemezler" diyecek ama olmayan şeyi çalıştırmak mümkün olmadığı için yapacak bir şey yok eldeki imkanlarla çırpınmaya devam.

Senaryo Yazılmış...

Roller her sahne için ayrı ayrı dağıtılmış.

Teröristler ne yapacaklar, yakalandıkları takdirde neler söyleyecekler, hangi oyunun kapısını aralayacaklar bunların hepsi önceden bu kişilere ezberletilmiş.

Robotlaştırdığı katil sürüsüne, yakalandıklarında ne söyleyeceklerini ezberleten Amerika bu ezberin arasına Türkiye'yi sıkıştırmayı da ihmal etmemiş.

Ne dedi teröristlerden ikisi...

Biz buraya Türkiye'den geldik.

Teröristler bu ifadeyi verecek ve Rusya'da dönüp Türkiye'ye "Vay!!! arkamdan iş çevirirsin ha diyecek." ve Türkiye ile Rusya iki düşman ülke haline dönecek.

Amerika'nın kafa bu kadar çalışıyor işte.

Papağanlar Sahnede...

Tacikistanlı olduğu tespit edilen teröristler gözaltı sorgularında Türkiye'den Rusya'ya geçtiklerini söylediler.

Bu söylem Rus basını başta olmak üzere dünyanın birçok yayın kuruluşunda yer aldı.

Amaç çok belliydi.

Türkiye ile Rusya'yı karşı karşıya getirmek.

Oyun ters tepti.

Zira gerek Rusya'nın Türkiye Büyükelçisi gerek Putin olay sonrası ilk geçmiş olsun dileklerini sunan ve her daim yardıma hazır olduğunu bildiren Türkiye'ye methiyeler düzdüler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör saldırısını en sert biçimde lanetleyerek, Rusya halkına başsağlığı dileğinde bulundu.

Neydi Hikâye...

Yapılan incelemede ortaya çıkan gerçek şu ki...

İfadeyi veren teröristlerden Shamsidin FARIDUNI, vize süresi bittiği için 20.02.2024'te Rusya Federasyonu üzerinden havayoluyla Türkiye'ye giriş yapmış.

Ardından 21-27 Şubat 2024 tarihleri arasında İstanbul/Fatih'te bulunan bir otelde konaklamıştır.

Bir diğer terörist Saıdakram RAJABALIZODA ise 05.01.2024 tarihinde İstanbul'a gelmiş, aynı gün İstanbul/Fatih'te bulunan bir otele giriş yapmış ardından 21.01.2024 tarihinde ise otelden ayrılmıştır.

Her iki terörist 02.03.2024 tarihinde aynı uçakla Moskova'ya dönmüşlerdir.

Hikâyenin hepsi bu.

Gelelim DEAŞ masalına.

DEAŞ Tiyatrosu...

Herkesin bildiği gibi DEAŞ'ta Amerika tarafından kurulup işletilen bir terör örgütü.

Kurulduğu günden bugüne yaptığı saldırı ve eylemler sonucu birçok ülke tarafından en kanlı terör örgütlerinden biri olarak kabul edilmiştir.

İslamofobiyi bu örgüt üzerinden yaymak arzusunda olan Amerika Moskova saldırısında da aynı yolu denemiş ve Rusya ile İslam dünyasının arasına düşmanlık sokmak için saldırıyı bu örgüt üzerinden gerçekleştirmiştir.

Amaç ne?

İslam dünyası ile Rusya'nın arasında düşmanlık yaratmak.

Neden böyle bir düşmanlığa ihtiyaç var.

Çünkü Putin haçlı mantığıyla hareket etmiyor.

Putin İslamiyet'e saygı duyuyor, Kuranıkerim'den ayetler okuyor.

Putin cami ziyaret ediyor.

Putin Rusya'da yaşayan Müslümanları ziyaret ediyor, hepsinden önemlisi Müslümanlara eşit muamele yapıyor üstelik bu olumlu hava Rus halkını da yansıyor.

İşte tüm bu olanlardan ötürü de Putin Rusya'da yaşayan Müslümanlar tarafından seviliyor ve destekleniyor.

Bu gelişmeler batı için son derece tehlikeli bir durum derhal engellenmeli.

Onlarda öyle yaptılar ama oyun ters tepti.

Putin olay sonrası yaptığı açıklamada İslam alemiyle aramızda hiçbir sorun yok diyerek kurulu tezgâhı yıktı.

Putin'den bir başka tezgâh yıkan çıkışta şu soruyla geldi.

"DEAŞ'ın hep Amerikan düşmanlarına saldırması tesadüf mü.?"

Çorbaya biraz da biz tuz atalım ve soralım...

"İslam adına savaştığını iddia eden bu haçlı örgüt neden hiç İsrail'e, batı devletlerine saldırmaz da sürekli İslamiyet'in tek kalesi Türkiye'ye saldırır?"