Hüseyin GÜLERCE
Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@star.com.tr
Tüm Yazıları

Türk dünyası, Özal, Erdoğan ve CHP zihniyeti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu haftaki Kabine Toplantısının ardından yaptığı konuşmada Türkistan'daki zirvenin değerlendirmesini yaparken rahmetli Özal'a büyük vefa gösterdi. "Merhum Turgut Özal'ın 34 yıl önce söylediği, 'Türkiye'nin önünde hacet kapıları açılmıştır. 21. asır, Türk ve Türkiye asrı olacaktır.' sözü, Elhamdülillah artık hızla kuvveden fiile çıkıyor" dedi.

Bölgemiz ateş çemberi içinde iken dostlarına güven veren bir Türkiye var. Savunma sanayindeki donanımını, başarılarını dostlarıyla, Türk dünyası ile paylaşan bir Türkiye var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son Kazakistan resmi ziyaretinden dönüşünde uçakta, "Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz" dedi.

Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı, milletin sinesini seslendiriyor.

Cumhur İttifakının dayanışması ve MHP lideri Bahçeli'nin iradesi; Türkiye'yi Çanakkale'nin diriliş ruhundan kaynaklanan engin ufuklara taşıyor.

Gönül istiyor ki, demokrasinin yapı taşlarından olan muhalefet de bu yürüyüşe iştirak etsin, destek olsun.

Erdoğan, kabine toplantısının ardından muhalefetin hali için demokrasi ve Türkiye adına gerçekten hayıflandı.

Terörsüz Türkiye yolunda siyasî rant hesabı yapanlara, partinin genel merkezini; rüşveti, yolsuzlukları savunma üssüne çevirenlere dokunmadan geçemedi.

Evet, neden CHP başta, muhalefet, Türk dünyasının kardeşlik hamuru ile yeniden güç odağı haline dönüşmesinden heyecan duymuyor?

Milletimiz heyecanlanırken kısır gündemlere hapsolan, algı operasyonlarına tevessül eden CHP ve şürekâsı, neden heyecanlanmıyor?

Milletimizle birlikte neden sevinmiyorlar? Neden sevinemiyorlar?

Milletimize neden karamsarlık, ümitsizlik zerk ediyorlar?

Neden "Türkiye de ateş çemberi içine düşsün, iktidar yıpransın da isterse Türkiye batsın" klinik vakasından kurtulamıyorlar?

Dışarının gördüğünü neden göremiyor, hakikate neden sahip çıkmıyorlar?

Fransız yayın organı Euronews, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi için "Türk liderler 'etkili jeopolitik güç merkezi' için birleşiyor" başlıklı analiz yayınladı.

Analizde bir araya gelen liderlerin, "ticaret, enerji, ulaşım, altyapı ve bölgesel bağlantı geliştirme çalışmalarıyla birlikte dijitalleşme ve yapay zekâ alanındaki genişleme projelerini ilerletmek için güçlerini birleştirdiklerine" yer verildi

Orta Asya ve Avrasya bölgesinde İngilizce yayın yapan The Times of Central Asia tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, Avrasya jeopolitiğinde yeni bir dönemin başladığı vurgulanırken "Orta Asya'da taşlar yeniden diziliyor" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye'nin artık yalnızca "bölgesel ortak" olarak tanımlanamayacağı belirtilen değerlendirmede, "Ankara, Orta Asya'nın stratejik yönelimini etkileyen yükselen bir güç merkezi haline geldi" yorumuna yer verildi.

CHP ve destekçisi gazete, televizyonlar, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk, rüşvet ve ahlaksızlıklara perde olmak için cansiperane uğraşan kalemşorlarda, bu değerlendirmeleri hiç göremiyoruz.

Değişmeyen CHP zihniyetini Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Aralık 2025'te "AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi Tanıtım Programı"nda çok güzel hatırlattı:

"Türk dünyasının varlığından bahsetmek sadece sınırlarımızın ötesinde değil, 1940'ların tek parti döneminde ülkemizde de yasaklanmıştı. Mesela 1944 yılında sırf Türkiye dışındaki soydaşlarımızla ilgilendikleri için birçok aydın, yazar, sanat erbabı 'Turancı' denilerek tabutluklara konulmuş ve işkence görmüştür. Bununla da kalmadılar. Türkiye'ye sığınan Azerbaycan Türklerini, Boraltan Köprüsünde kurşuna dizileceklerini bilerek katillerine teslim etmiş, tarihe 'Boraltan Faciası' olarak geçen bir utanç lekesi bulaştırmışlardır. Tek parti zihniyetinin günümüzde de yerini koruyan CHP, Türk dünyasına halen şaşı bakmayı, yanlış pencereden bakmayı sürdürmektedir."

CHP zihniyeti, Türkiye Yüzyılının önündeki en büyük engellerden biridir.