Y-CHP'nin "Demokratik Cumhuriyet"i ne getirecek?

Bugün size bir tablodan söz edeceğim.. Hani son zamanlarda özellikle Yeni CHP çevrelerinin sıklıkla dile getirdiği, başına 'demokratik' ifadesi yerleştirilmiş, yeni cumhuriyet anlayışı var ya.. İşte oraya giden sürecin nasıl bir yoldan geçtiğini göstermesi bakımından aşağıda anlatacağım birkaç dakikanın çok önemi var.. Lütfen işi gücü bırakın ve Gazi Meclis'in çatısı altında sarf edilen şu sözlere dikkat kesilin..

TBMM Plan ve Bütçe komisyonu.. Dışişleri Bakanlığının 2022 bütçesi tartışılıyor.. HDP, işin para pul kısmıyla ilgili değil. Onun itirazı aslında kategorik. Yani teklif 1 lira da gelse 1 katrilyon da gelse HDP'nin itirazı aynı olacak.. İyi ama neden?.. İşte o nedeni de komisyondaki HDP'liler açıklıyor.. Diyorlar ki, 'bu bütçe savaş bütçesidir'... Unutanlar ya da dikkatinden kaçan için bir kez daha ifade edelim.. Burası Gazi Meclis.. Neden Gazi biliyor musunuz?.. Çünkü dünyada ulusal kurtuluş savaşı yönetmiş başka bir meclis yok.. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, başkomutan olarak Kurtuluş Savaşı'nı bu Meclis'ten aldığı yetkiyle yürüttü.. ve Zafere de bu meclis ulaştı.. Sadece bu da değil.. Aynı meclis, 2016'da işgalci darbeci emperyalistler tarafından doğrudan hedef alındı ve bombalandı.. Gazi Meclis işte bu yüzden Gazi.. Ve bu meclisin çatısı altında terörle mücadele için ayrılan kaynağa birileri çıkıp 'savaş bütçesi' deme hadsizliğinde bulunuyor... Demokratik Cumhuriyet isteyenler burada mı?. Eğer öyleyse devam ediyorum çünkü.. Komisyondaki sözler bu kadar değil..

**

Tartışma devam ederken PKK'nın siyasi kanadından Tülay Hatimoğulları isimli bir hatip söz alıyor ve ülkemizin doğu ve güneydoğu Anadolu sınırları içinde kalan bölümünün 'Kürdistan' olarak tanınması gerektiğinin savunuyor.. Nerede?.. Gazi Meclis'te.. Bitti sanıyorsanız yanılıyorsunuz.. Dedi ki Hatimoğulları; "... Avrupa'da da kantonlar var, ne var ki bunda?. Bu yani kantonlaşma, bir bölünmeye yol açmaz.." Ayrıca yine aynı kişi, (PKK'nın talepleri olan) anadilde eğitim ve eşit vatandaşlık talebini de gündeme taşıdı.. Yeni CHP'nin 'Demokratik Cumhuriyet' teklifini canla başla savunanlar burada mı?.. Çünkü henüz bitmedi. Aynı oturumda bakın başka neler oldu..

**

HDP'li Gülistan Kılıç Koçyiğit söz aldı bu defa.. "... Siz Êfrîn'e girme karşılığında Rusya'ya rüşvet verdiniz. S-400'ü Êfrîn'i işgal karşılığında aldınız. Bugün Êfrîn BM raporlarından tutalım Suriye İnsan Hakları Gözlem raporlarında insanlık suçlarının yaşandığı bölgeye dönüştü. Suriye savaşı boyunca barışın adası olan ve nüfusun iki katına çıkan Êfrîn'i işgal ettiniz. Şimdi sizin denetiminizdeki ÖSO'cular, Milli Suriye Ordusu (MSO) orada her gün insanlığa karşı suç işliyor. Kadın tecavüzünden kaçırmaya kadar, yağmadan mala el koymaya kadar. Bu suçlarda BM'nin de raporlarında olduğu gibi Türkiye orada birinci dereceden sorumlu pozisyonda..." Evet bu sözler sarfedildi.. Türkiye hem işgalci hem de insanlığa karlı suç işleyen ülke olarak suçlandı.. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde..

**

Daha dün "Kandil'i başlarına geçirmezsem bana da Kılıçdaroğlu demesinler" diyen Y-CHP'nin Genel Başkanı, ittifak ortaklarının bu sözleri için ne diyecek acaba?.. İçinde ; "kanton, Kürdistan, işgalci" falan gibi kelimelerin kullanıldığı bu ithamlara iki çift laf etmeyecek mi acaba Kılıçdaroğlu?.. Bizim, 'işgal ettiniz' dedikleri Suriye'nin kuzey hattında, oradan doğan terörü yuvasında bertaraf etmek için bulunduğumuzu bilmiyor mu CHP?.. 'İnsanlığa karşı suç işliyorsunuz' dedikleri bölgede herkesin, etnik ya da dini/mezhepsel kimliğine bakılmaksızın, yaşatılmaya çalışıldığını görmüyorlar mı?..

**

Bakın değerli dostlar.. Bir denklemden söz edeceğim size.. Normal şartlarda görünen tabloda, CHP ve İYİ Parti'nin başını çektiği, HDP'nin de dışarıdan desteklediği bir yapı var zannediliyor.. Oysa tam da öyle değil durum.. CHP elbette başı çekiyor. Burası tamam.. İYİ Parti ise henüz denklemin tamamından haberdar değil. Çünkü emperyalizmin yapmak istediği 'demokratik' adı altındaki dönüşüme Meral Akşener'in direneceğini biliyorlar.. Ancak; Davutoğlu, Karamollaoğlu ve Babacan-Gül kadroları, tam da bu operasyona destek verecek politikalarla yol yürüyor.. Uyanık olun lütfen.. Uyanın.. Mesele Erdoğan ya da Cumhur İttifakı falan değil.. Eğer Y-CHP'nin 'Demokratik Cumhuriyet'i hayata geçecek olursa, az önce okuduğunuz diyalog salt söylem düzeyinde kalmaz, bilesiniz..