
Bakmayın adının yeni olduğuna, sadece isim değiştirdiler. Gönüllerini CHP'de bırakarak ayrıldılar. Özgür Özel Anıtkabir'de 'kuşatılan mirasınızı koruma görevi bize emanet' yazarak konunun isim değiştirmekten ibaret olduğuna vurgu yaptı.
Tek farkları Yeni Parti'nin (YP) İmamoğlu vesayetinde olmasıdır.
Çünkü vitrin Özgür Özel olsa da partinin ruhu Ekrem İmamoğlu'dur.
Nitekim İmamoğlu'nun cezaevinden gönderdiği, 'Özgür Özel ile yürüyelim arkadaşlar.' mesajı, partinin ruhani liderinin kim olduğunu gösteriyor!
Farkları da buradadır.
İmamoğlu, Cumhur İttifakı'na karşı tasarlanmış bir projedir.
İmamoğlu faktörü etkisini yitirince onların hepsi CHP'ye geri dönecektir.
Ancak bugün itibariyle rüzgâr YP'den yana estiği için CHP'den daha güçlü görünüyorlar.
YP, çakma CHP'dir ve CHP zihniyetinin ürünüdür.
CHP zihniyeti, 1950 yılından itibaren iktidarların meşruiyetini kabul etmeyen bir zihniyettir. Kendilerini devletin kurucusu ve sahibi olarak gören, başka iktidarlar döneminde yapılan her şeyin gayr-i meşru olduğuna inanan, yargının da siyasallaştığını iddia ederek yargı kararlarını da meşru görmeyen bir anlayıştır CHP zihniyeti.
Kılıçdaroğlu da genel başkanlığı boyunca politikalarını aynı anlayış üzerine bina etmedi mi?
Başta seçilmiş cumhurbaşkanının meşruiyetini tanımayan, devlet kurumlarını itibarsızlaştıran ve yargının siyasallaştığını iddia ederek Ankara'dan İstanbul'a yürümedi mi?
YP şimdi kendi silahıyla ona cevap veriyor. 'Yargı iktidarın aracıdır, verdiği butlan kararı siyasidir sen de iktidarın bu kararına alet oldun.' diyerek CHP'yi kendi silahıyla vuruyor.
Hâlbuki eski genel başkanlarını törenle karşılayıp meseleyi aralarında suhuletle çözebilirlerdi.
Yere göğe sığdıramadıkları cumhurbaşkanlığı için aday gösterdikleri, arkasından gözyaşı döktükleri Kılıçdaroğlu'na karşı bu dışlayıcı, hakaret edici ve aşağılayıcı tavrın arkasında Özgür Özel'in İmamoğlu vesayetinde olması yatmaktadır.
Özgür Özel ve ekibinin 13 yıl önünde düğme ilikledikleri genel başkanlarına karşı bu tavırları İmamoğlu'na kalkan olmaktan öte hiçbir anlam taşımamaktadır.
YP bugün itibariyle CHP'den daha güçlü görünüyor olsa da başta İmamoğlu olmak üzere savunduğu şahsiyetlerin yolsuzlukları yarın karara bağlandığında ne olacak?
YP yolsuzlukları hırsızlıkları savunan bir parti olarak anılacak ve tabanını da tekrar CHP'ye kaptıracaktır!
Eski genel başkanlarına karşı takındıkları bu ilkesizlik halini parti kuruluş aşamasında da sürdürerek fırsatçılık yapmaktan da geri durmadılar.
YP'yi CHP içinde kalarak kurmak gibi bir garabet sergilediler.
CHP içindeyken ve CHP imkânlarını kullanarak parti kurmak ilkesizliğin dik âlâsıdır.
Kimi başkanların ve meclis üyelerinin CHP'de kalmalarını kararlaştırmak da aynı şekilde ilkesizliktir.
Hacı Bayram'da Cuma namazının takıyye olduğunu, hemen sonrasında bırakın halkı sıradan bürokratların bile giremediği elitlerin merkezi olan Anadolu Kulübü'nde toplanarak gösterdiler.
Yani millete bakışlarında değişen bir şey yok.
Hele kuruluş gününü Lozan Muahedesi'nin kabulü gününe denk getirmeleri çok şey kaybettiklerinin ayrı bir işaretidir.
Evet Lozan işgal altındaki topraklarımızdan sadece 783 bin kilometre karenin kurtuluşunu belgeler.
Ama antlaşmanın sınır belirleyen maddelerine bakıldığında, Suriye'nin, Lübnan'ın, Hicaz'ın, Irak'ın, kurtulamadığının ve cihan imparatorluğunu kaybetmenin belgesidir. Misak-ı Milli sınırları içinde olan Batı Trakya'yı Musul'u Kerkük'ü, Batum'u, Halep'i kaybetmenin belgesidir!
Lozan'ın 17. Maddesine bakıldığında da 1 milyon 2 bin km kare yüzölçümü olan Mısır ve 1 milyon 888 bin km kare olan Sudan üzerindeki haklardan vazgeçildiğinin belgesidir. Yani 783 bin km kareye karşı 2 milyon 888 bin km kareyi kaybetmenin belgesidir.
YP'nin Lozan'a özenmesi, kaybının kazancından daha fazla olacağını idrak edememenin cehaletidir.
Lozan yerine Ayasofya'nın tekrar ibadete açıldığı gün deselerdi hem Hacı Bayram şovunu tamamlardı hem de daha anlamlı olurdu!
Yeni kurulan bu çakma CHP'nin gücünü, yapılacak ilk seçimde ancak görebileceğiz.
İlk seçim için de daha 2 sene var.
Köprünün altında çok sular akacak, seçime kadar yaşayabilecek mi, yaşarsa ne kadar oy alabilecek ve gerçek CHP'ye karşı ne kadar direnebilecek onu zamanla göreceğiz.
Akıllarınca AK Parti'ye öykünüyorlar.
AK Parti başarılı oldu çünkü onun başında İBB başkanı olarak dünyanın hayran kaldığı icraatlara imza atan karizmatik bir lider vardı.
Ya YP'nin başında ve arkasında kim var?
Başında hiçbir başarısı bilinmeyen ve şaibeyle genel başkan seçildiği yargı kararıyla tescillenen Özgür Özel ve arkasında yüzyılın yolsuzluğuyla yargılanan İmamoğlu var!
Bir tarafta başarı öteki tarafta yolsuzluk!
YP demek çakma CHP demektir.
Millet CHP'nin aslından ne hayır gördü ki çakmasına umut bağlasın!