Cüneyd Altıparmak
Cüneyd Altıparmak
Tüm Yazıları

“Aile” bedeli

Sivil toplum alanında çalışmak, sahada olmak ve insanların hayatına dokunmak önemlidir.

Hele bir akışı kesebiliyor, hatta tersine çevirebiliyorsanız artık hedefsiniz.

Aile meselesi de böyle bir alan.

Aileyi, çocuğu, kadını, evliliği, hayat hakkını ve toplumsal dayanışmayı savunmak artık yalnızca fikrî itirazlarla değil; tehdit, yıldırma ve şiddetle de karşılaşmaya yol açabiliyor.

ABD'DEKİ OLAYLAR

Washington'da aile ve dinî değerler alanında çalışan Family Research Council'ın merkezine 15 Ağustos 2012'de silahlı saldırı düzenlendi. Silahı ve yedek şarjörleriyle binaya giren saldırgan, güvenlik görevlisini yaraladı. Yaralanmasına rağmen müdahale eden görevli, daha ağır sonuçları önledi. Saldırgan, silahlı terör eyleminin de aralarında bulunduğu üç ağır suçtan 25 yıl hapis cezası aldı. Mahkeme kayıtları, kurumun bilinçli olarak seçildiğini ortaya koydu.

ABD'deki hamilelik destek merkezleri de 2022'de peş peşe hedef alındı. New York'taki CompassCare ve Oregon'daki Gresham merkezlerine molotofkokteylleri atıldı; Lincolnton ve Two Hearts gibi kuruluşlar kundaklama saldırılarına uğradı. FBI, olayların aydınlatılması için ödül ilan etti. Kaliforniya'da ise evliliği kadın ve erkek arasındaki birliktelik olarak tanımlayan Proposition 8'i destekleyen bazı bağışçıların kişisel bilgileri haritalandırılarak yayımlandı.

AVRUPA'DA DURUM

Avrupa'daki örnekler de tablonun münferit olmadığını gösteriyor. Fransa'da 2013'te eşcinsel evlilik düzenlemesine karşı yapılan gösterilerde karşıt gruplar arasında fiziksel çatışmalar yaşandı. Polonya'da 2020'de kürtaj karşıtı bir Vakfa ait araç tahrip edildi, sürücüsü darp edildi. Üç saldırgan 2023'te mahkûm edildi.

İtalya'da 2023 yılında aile odağında çalışan bir Merkez saldırıya uğradı; camları kırıldı, duvarlarına tehdit içerikli ifadeler yazıldı ve binada yanıcı madde içeren bir şişe bulundu. Merkez, 2024'te yeniden hedef alınarak kepenkleri boyandı, kilitleri kullanılamaz hâle getirildi.

Bu saldırılarda kişiler kadar kurum binaları, tabelalar, danışmanlık merkezleri ve bunların temsil ettiği değerler de hedef alınıyor. Amaç, faaliyetleri engellemek, çalışanları korkutmak ve benzer kuruluşlara gözdağı vermek. Bu nedenle yaşananlar sıradan vandalizm olarak görülemez.

"DİJİTAL HEDEF GÖSTERME"

Europol'ün değerlendirmeleri, yalnız hareket eden kişilerin ve küçük grupların giderek daha ciddi bir risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Çevrim içi propaganda, kişisel bilgilerin yayılması ve sürekli hedef gösterme, fiziksel saldırının hazırlık aşamasına dönüşebiliyor.

Bununla birlikte aynı sloganın kullanılması veya benzer saldırı yöntemleri, tek başına örgütsel bağlantıyı kanıtlamaz. Her olay kendi delilleriyle değerlendirilmelidir. Bir düşünce çevresinin tamamını suçlamak ne kadar yanlışsa açık hazırlık emarelerini "münferit olay" diyerek geçiştirmek de o kadar hatalıdır.

FİKİRLE MÜCADELE BAŞKA, ŞİDDET BAŞKA

Herkes aile politikaları konusunda aynı düşünmek zorunda değildir. Evlilik, ebeveynlik, kürtaj ve toplumsal cinsiyet üzerine en sert tartışmalar yapılabilir. Bir kuruluş eleştirilebilir, protesto edilebilir ve görüşlerine karşı kampanya yürütülebilir. Ancak tehdit, kundaklama, fiziksel saldırı ve yıldırma, demokratik itirazın değil şiddetin araçlarıdır.

GÜVENLİK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL

Aile alanında çalışan kuruluşların güvenliği kapıya kamera takmaktan ibaret değildir. Yönetici ve etkinlik güvenliği, ziyaretçi prosedürleri, dijital tehditlerin kayda alınması, kriz iletişimi ve kolluk birimleriyle temas aynı planın parçalarıdır. Sivil toplum kuruluşları güvenlik şirketine dönüşmemeli; fakat tehdit yokmuş gibi de davranmamalıdır.

TÜRKİYE'DEKİ OLAY NE ANLATIYOR?

İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık'ın 12 Temmuz 2026'da fiziksel saldırıya uğraması, konuyu Türkiye açısından da tartışmayı zorunlu kılıyor.

Adli soruşturma sonuçlanmadan saldırının sebebi ve bağlantıları hakkında kesin hüküm kurulamaz. Ancak şu sorular cevaplandırılmalıdır:

Saldırgan, Karabıyık'ın kurumsal kimliğini biliyor muydu?

Olaydan önce takip veya keşif yaptı mı?

Vakfın faaliyetleri ve görünürlüğü hedef seçiminde etkili oldu mu?

Dijital kayıtlarda saldırının sebebini açıklayacak bir iz var mı?

Bunlar komplo üretmek için değil, maddi gerçeğe ulaşmak için soruluyor. Çünkü aileyi konuşanların susturulduğu bir toplumda yalnızca aile değil; düşünce özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve sivil toplumun tamamı kaybeder.