İbrahim Güneş
İbrahim Güneş
Tüm Yazıları

Ekosistem var, EKOsistem var!

SAHA 2026'yı takip ediyor musunuz?

Türkiye 185 ülkeye ihracat yapacak kapasiteye gelmiş, milyarlarca dolarlık anlaşmalar yapılıyor. Dünya medyası gelişmeleri takip ediyor. Haberleştiriyor, yorumlar, analizler paylaşılıyor...

Gurur duymamak mümkün değil açıkçası...

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "Türkiye 20 yıl önce 'Milli Teknoloji Hamlesi' vizyonuyla aslında bu alanın geleceğine yönelik çok önemli bir vizyon ortaya koydu ve bu alandaki gelişmeleri kaçırmamış olduk" diye durumu özetliyor.

Tüm bunlar savunma sanayisinde oluşturulan ekosistem sayesinde oldu. Atatürk'ün Onuncu Yıl Nutku'nda dediği gibi "Az zamanda zor ve büyük işler başardık" ve belki de en büyük kazancımız eskilerin beşeri sermaye dediği insan gücümüz...

SAVTEK Dergi'nin çok isabetli bir seçimle kapaktan gördüğü mesele; "Savunma Sanayisinde İnsan Gücü" manşeti anlamak isteyen için çok büyük bir mesaj...

Değeri 2 trilyon liranın üstüne çıkan Aselsan'da yaş ortalaması 33, BAYKAR'da 24 ve hepsinin kalbinde millet, devlet, vatan sevgisi var...

Kaan uçağının peşinden koşan mühendislerin görüntüsünü bir gözünüzün önüne getirin ya da her başarılı testte sevinç gözyaşı döken evlatlarımızı, kardeşlerimizi işte bizi muasır medeniyet seviyesine taşıyacak olan bu ekosistemdir...

Zira halk ozanı Neşet Ertaş'ın deyimiyle "Aşk ilen koşan yorulmaz" işte bu gençlik de yorulmak nedir bilmeden, üstüne koya koya devam ediyor. Üstelik de birbirleriyle yeri geliyor tatlı bir rekabet içinde oluyorlar, yeri geliyor birlikte çözümler üretiyorlar...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Teknofest Kuşağı dediği bu kitle bizi muasır medeniyet seviyesine taşımak için mücadele ediyor... Yine Erdoğan'ın geçtiğimiz ay OECD "Nesiller arası yeteneğin ortaya çıkarılması" zirvesinde yaptığı bir konuşmayı bu anlamda hatırlatmak istiyorum. Erdoğan orada, "Küresel robot piyasasının, şu anki 100 milyar dolar seviyesinden, 2050'ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor" ifadesiyle gençlere yön gösteriyordu.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyup siz söyleyin çevremiz yangın yeriyken bu ekosistemi oluşturanların yolundan mı yürüyeceğiz, yoksa "İstanbul nimet, nimet" deyip, kendileri için "EKOsistem" oluşturanların yolundan mı?

Unutmayın 7 ülkeye saldıran, üç ülkeyi işgal eden Siyonizm, bombalarını atarken bu sağdan, bu soldan diye seçmiyor... Ve ilk bombalar düştüğünde İran'da gördüğümüz gibi görüş ayrılıklarının hiçbir önemi kalmıyor... Takdir milletin elbette...

"SIVACI ADEM" KONUŞUNCA

CHP'nin Şaibeli Kurultay Ceza Davası'nda hakim çok dikkat çeken bir karar verdi. "Sıvacı Adem" diye bilinen Adem Soytekin'in tanık sıfatıyla dinlenmesi istendi. Silivri'deki "İmamoğlu Suç Örgütü" davasının kritik sanıklarından biri olan Adem Soytekin, gündeme hesabındaki milyarlarca liralık para trafiği ile gelmişti... İmamoğlu'nun kasası olduğu yönünde yorumlar yapılmıştı. Soytekin savunmasını yaptıktan sonra tahliye oldu... Etkin pişmanlıktan yararlanan Soytekin'in ifadesindeki bir bölüm Ankara'da da yankı buldu...

Zira Soytekin, KİPTAŞ vurgununu anlatırken, "Burada daire verilen şahısların birçoğu siyasi manada özgül ağırlığı olan ve etkin kişilerdir. Bu daireler kurultay sürecinde de etkili kişilere verilmiştir" diye konuştu. Özetle genel kanaat Kılıçdaroğlu'nun hançerlendiği yönünde işte bu kanat hakimde de oluşursa aralarında İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 sanık hapis cezası alabilir. Bu da mutlak butlan davası hakimi için karar verirken önemli bir dayanak noktası olabilir...

Bu süreçte mutlak butlan meselesinde MHP lideri Bahçeli'nin yaptığı bir değerlendirme çok dikkat çekici... Bahçeli, "Bu kurumun parçalanması hukuki yönden zedelenmesi ve başka amaçlarla kullanılmasına karşı olmalıyız. Daha başka amaçlarla kullanılmasına müsade edilmemelidir. CHP sert eleştirilerden kaçınıp milletle buluşmayı tercih etsin" dedi...

Hemen ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, eski Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na seslendi: "Umudunu butlana, şutlana koyanlara, saraydan medet umanlara, milletin ve delegenin vermediğini saraydan dilenenlere sesleniyorum: Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol ki bağrında güller yetişsin" ifadesini kullandı. Anlaşılan o ki CHP'deki mutlak butlan tartışması yaz aylarında da sürecek... Zira ceza davası 1 Temmuz'a ertelendi... Bu hamur daha çok su kaldırır gibi görünüyor.

EFSANE GERİ DÖNÜYOR

Beşiktaş'taki yargılama günlerini, FETÖ kumpaslarını bizzat görmüş birisi olarak Fenerbahçe eski Başkanı Aziz Yıldırım'ın sarı lacivertli renklere yürekten bağlılığına şahitlik edebilirim. Her yönetim gibi onun da hataları, eksikleri olmuş olabilir elbette. Ama Ali Koç'a seçimi kaybettiği dönemde kendisini yuhalayarak uğurlayanları gördüğümde içim cız etmişti. Kendisi de zaten "yapmayın, yarın bir gün utanırsınız" diye tepki göstermişti. O gün yuhalayanlar utandı mı bilmiyorum ama benim o gün bugündür içimde bir hüzün vardı. Bu yüzden efsane geri dönüyor haberini duyduğumda itiraf edeyim çok sevindim. Başarılı olur mu, olmaz mı bilmiyorum ve açıkçası ilk yılda bir şampiyonluk kazanması belki de mucize olur. Ama Aziz Başkan uzunca bir krediyi bence hak ediyor. İlk açıklamasında rakiplerine davette bulunması şık bir hareketti. Yıldırım'ın "Fenerbahçe camiasının bir ve beraber olduğunu göstereceğimiz destansı 120. yıl için Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı'na adayım. Fenerbahçe camiası bu kaos ortamından ancak birlik ve beraberliği güçlendirerek çıkabilir" ifadesi de umut vericiydi. Tüm bu yaşananlara da en çok oğlum Mustafa Toprak gibi 10 yaşında olan ve sürekli "Biz ne zaman şampiyon olacağız?" sorusuna boynu bükük cevap vermek zorunda kalan babalar için sevindim. Zira yıllar sonra ilk kez umutlandım...