Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Karadeniz ve Türk'ün Bayrağı

Tarihte “çağ açıp çağ kapattık” tanımının Türklere ait olduğunu bilmeyen yok. Fatih Sultan Mehmet Han’ın liderliğinde, tarihe yeni çağ sayfası açmanın gururu ile yaşayan ve büyüyen nesillerin, nasıl bir yeni beklenti içinde olduğunu son 15 yıllık yeni tarihimizdeki adımlarımızla izah etmişizdir.

Evet, Başkan Erdoğan’la birlikte onun bakış açısı, O’nun hedefleri bize yeniden çağ açıp kapatabilecek kapasitemizi, sadece bize değil dünyaya da üstüne basa basa göstermiştir. Karadeniz’e Fatih isimli gemimizi yolcu ederken de, o geminin arkasından dua okurken de, Başkan Erdoğan bir inanç kudretine sadık edayla bekleme içindeydi.

Bekleme, boşuna bekleme değilmiş. O geminin isminin de Fatih olması boşuna değilmiş.

Çağ açıp çağ kapatan millet olmak, kendine ve insanoğluna müjdeler verebilecek yapıya sahip olmak! Bu bakış açısını pekiştiren sistemden çıkartıldığımız için, bize buna geri dönüş yaptıran Erdoğan’a bu kadar aşkla sarıldık.

Erdoğan, “yeni çağın lideri” olarak karşımızda... Her şeye rağmen ayakta ve inandığından geri adım atmayan cesaretle karşımızda...

Kendisine, ailesine, özellikle de Bakan Berat Albayrak’a karşı tüm ekonomik operasyonları yapanların, nasıl bu kadar kin içinde olduğunun kanıtını, bize Karadeniz verdi! Çırpına çırpına Karadeniz bize, bu milletin gerçek evlatlarının çabalarını desteklememiz gerektiğini izah ediyormuş.

Ben bu kadar sevinçli müjde üzerine, ağır ağır siyasi cümleler yazamayacağımı anladığım için, sadece bu haberin üzerimdeki etkisi ile duygularımı şu anda sizinle paylaşmaktayım.

Bizi güçlü kılacak bu keşif, peki bize neleri verecek?

Türkiye’yi “enerji hatlarının havzası” haline getiren Erdoğan ve ekibinin başarısının, bizi yeni noktaya götürdüğü açıktır. Biz şimdi “fiyat belirleyici” konuma girmekteyiz. Farkında mısınız? Bugün bu çalışmaların devamı muhakkak ki olacak. Biz daha nice yeni müjdelerle uyanıştayız, farkına varalım lütfen. Kendimizi sevelim. Bize iyilik edenleri ve canını hiçe sayanları sevelim. Suyumuzu, taşımızı, havamızı, toprağımızı sevelim.

Biz yeni keşiflerle ve Allah’ın bahşettiği yeni yola girmiş olduk. Yeni çağa ayak bastık. Bundan sonrası, bundan öncesinden farklı olacak. Evet, daha sert mücadele edenlerle karşı karşıya geleceğiz hiç kuşkusuz. Lakin biz şartlarımızı ve meydanımızı değiştik.

Şimdi geldiğimiz nokta, bizi yeni çağın esas aktörlerinden biri yaptı ve hatta daha ileriye götürecek. Akdeniz’de, Karadeniz’de esas güçlerden biri olmak. Hesaplaştırmak. Sadece kendimiz için mi? Hayır. Bizle kader birliği yapmış herkesle birlikte mutlu olmaktır, hedef.

Türkiye beklenendir. Anlayın artık! 100 yıl önce “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinin yazılma sebebi nedir ise, o gün Kafkaslardaki insani tutumu ve cesur duruşu ile Osmanlı ne yaptıysa, bugün Erdoğan Türkiye’si Akdeniz ve civarında, Afrika’da, Kafkasya’da, Azerbaycan’da, Libya’da, Suriye’de onu yapıyor. İşte “Çırpınırdın Karadeniz” eserindeki sözler gibi “Fırtınalar Dursun Yana, Yol Ver Türk’ün Bayrağına” sözlerinin satırlara geçmesi hangi duygu ile olduysa Ahmed Cevad tarafından, şimdi coğrafyada Türkiye’nin tutumu, ilerideki 100 yılda buna benzer eserler karşımıza bir hikaye anlatır gibi çıkacaktır. “Çırpınırdın Karadeniz” gibi eserlere hazır ol Türkiye. Belki biz duymayabiliriz ama hiç kuşkusuz çocuklar ve torunlar duyacak. O günkü evlatlara, aynen “Çırpınırdın Karadeniz” eseri seslenirken yaşadığımız duyguları yaşattığı için Erdoğan’a sonsuz teşekkürler...