Betül Soysal Bozdoğan
Betül Soysal Bozdoğan
betul.bozdogan@star.com.tr
Tüm Yazıları

CHP başıboş köpek sorununu keşfederse ne olur?

Türkiye'nin en büyük krizi; nüfus planlamasında yaşadığı sorundur.

Bir zamanlar genç nüfusuyla gurur duyduğumuz ülkemde ne yazık ki rakamlar korkunç. Freni patlayan araç misali hızla uçurumdan aşağı düşüyoruz.

Yaşlanıyoruz... Ve böyle giderse yaşlı bir topluluk olarak Avrupa'dan daha kötü bir konumda olacağız.

Hükûmet tehlikenin farkında. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üç çocuk söylemini on yıl öncesinden başlatmıştı. Ne yazık ki dünden bugüne rakamlarda iyileşme yaşanmadı. Tedbirler artırıldı, 'Aile On Yılı' ilan edildi.

Ne var ki mesele çok girift ve çözümü kolay değil.

"Çözüm; zihniyet dönüşümünden geçiyor." Bu doğru bir cümle ve fakat bir konu hakkında böyle bir cümle duyuyorsunuz, işiniz gerçekten zor demektir.

Sorun; toplumsal! Ve zehir, toplumun tümünü etkiledi. Dijital mecralar üzerinden toplumun anlayışına, zihin dünyasına ve yaşam tarzına adeta reset atıldı.

Akıllı telefonu olan herkes ama herkes farkında olsun ya da olmasın ama az ama çok akımlardan ve maksatlı yayınlar etkilendi! Hiçbirimiz bu halkanın dışında değiliz.

Ve gol yemeye devam ediyoruz.

Küresel çeteler, Türkiye'nin nüfusunun genç ve dinamik olmasını istemiyor.

Küresel güç ve iktidar odakları, sermaye baronları medya üzerinden oyun kuruyor. Son hamle reklamlar üzerinden geldi.

Bir marka tanıtımının Avrupa'daki reklamlarında aile kavramı işlenirken geleneksel kodlardaki anne-baba ve çocuklar ekrana taşınırken, Türkiye'deki reklam versiyonunda yalnız yaşayan bir kadın ve köpeği "aile" modeli olarak lanse edildi. Malum reklam RTÜK tarafından incelenmeye alındı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, reklam filmine tepki verdi.

Sivil toplum, medya, siyaset ve kamuoyu olarak algılarımızı açmalı, teyakkuz halinde olmalı ve bu salvoları karşılayacak hamleleri yapabilmeliyiz.

Son günlerde yeni bir algı operasyonuyla karşı karşıyayız. "Patili annesi" diye bir tanımlama yapıyorlar. Kadınlar için salık verilen mesaj şu; anne olmak için çocuk doğurmana gerek yok. "Bir köpeğe, bir kediye ve hatta bir çiçeğe de annelik yapabilirsin. Ve bu bir çocuğa annelik yapmakla eş değerdir."

Bakınız bu zehirli yaklaşım eğer gençlerde kabul görür ve yaygınlaşırsa toplumun intiharı demektir.

Özellikle siyasiler bu konuya ciddi anlamda kafa yormalı.

BAŞIBOŞ KÖPEKLER GÜNDEMDEN DÜŞMÜYOR!

Hükûmet son zamanlarda çok büyük icraatlar ortaya koyuyor.

Yıldırım Han balistik füzesi, 6 bin kilometrelik kıtalar arası etkinlik alanıyla adeta düşmanlarımızı çatlattı.

Türkiye diplomaside tarih yazmakta. Hariciyemiz, ABD/İsrail-İran savaşında Siyonist ve evanjelist çetenin bölgesel savaş planına engel olmayı başardı.

Ülkemiz Afrika'dan Balkanlara, Türkistan'dan Ortadoğu'ya ekonomik, stratejik, güvenlik, enerji ve kültürel alanlarda çok büyük atılımlar yapmakta.

Böyle bir perspektif ortaya koyan ülkemiz içeriye döndüğümüzde bazı sorunlarda ne yazık ki ilan edilen politikaların uygulamasında sorun yaşıyor.

Halkın sorunu olan başıboş köpek meselesi, bir halk sağlığı ve güvenliği problemi olarak giderek kangrenleşiyor.

Toplumda bu sorunun çözümüne dair inanç nedir, araştırılmalı!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Ekim ayına kadar sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara veya doğal yaşam alanlarına almayı planlıyoruz. Bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Beyin samimi çabalarını görüyor ve destekliyorum.

Ne var ki, AK Parti içindeki bazı 'yetkili ve etkili' isimler başıboş köpeklerin barınaklarda toplanmasına karşı. Sokakları, köpeklerin doğal yaşam alanı olarak değerlendiriyorlar. Köpekler, bizlerden daha önce sokakların sahibi imiş. Bu tezi savunuyorlar.

Gel gelelim ki; halkın çoğunluğu böyle düşünmüyor. Toplum bir an önce sokaklarda güvenle ve özgürce yürüyüş yapabilmeyi talep ediyor.

Sünni-mutedil ekolü temsil eden Hocaefendiler, başıboş köpeklerin sokaklardan toplanması gerektiğini söylüyor.

Dünyadaki uygulamalara baktığımızda da tüm gelişmiş ve medeni ülkeler istisnasız sokaklarından köpekleri toplamış ve halklarına güvenli sokaklar sunmuşlardır.

Şu tespiti yapmak lazım; İktidar cenahında yaşanması ihtimali olan ikilem ya da geri adımın seçimlerde yansıması çok pahalıya patlayabilir.

Sizlere daha ilginç bir şey söyleyeceğim.

Bu konu kapsamında bir oy kitlesi oluştu. Ve siyasi partilerin doğası gereği oy kapma yarışında pragmatik davranabilirler.

CHP, buradaki pastayı keşfederse, Türk siyasetinde ilginç diyaloglara şahit olabiliriz.

"Başörtüsü sorununu ben çözdüm" diyecek kadar başkalaşabilen genel başkanlar gördü CHP.

Yolsuzluk ve rüşvet dosyalarıyla fena halde bunalmış olan CHP, farklı kitlelere açılım yapmak adına, içindeki elitist kesimi de absorbe ederek bu meseleye sahip çıkarsa şaşırmayın.

Bekleyip göreceğiz.

Çünkü bu konu kendi mecraında hiç iyi gitmiyor.