M. Yalçın YILMAZ
M. Yalçın YILMAZ
yalcin.yilmaz@star.com.tr
Tüm Yazıları

Hoşgörü yahut görmezden gelmek zor mu?

Uzun zamandır eğitimde uluslararasılaşma vizyonumuz var. Türkiye bölgenin tek güvenli limanı. Karadeniz'de Ukrayna-Rusya savaşı hala bitmedi ve Körfez'de yaşanan savaş bölgeyi kaotik hale getirdi.

İstanbul'un finans merkezi olacağı 2015 yılında gündeme gelmişti. Çok geçmeden 15 Temmuz ihanetiyle karşılaştık. 15 Temmuz ihanetini destekleyenlerin küresel sistemde Türkiye'ye biçtikleri rol belliydi. Oysa finans ve enerji üssü olmanızı istemeyen güçler için terör örgütleri sadece birer aparattı.

15 Temmuz'a yaklaşırken birçok değerlendirme yapacağız ve yakın tarihin bu derin çatlağını tekrar sorgulayacağız. Ancak ülkemizin bölgede ve küresel sistemde istikrarlı bir merkez ülke olmaya devam etmesine dönük operasyonlar devam edecek görünüyor. Türkiye'nin bir finans merkezi olma ihtimalinin öne çıktığı bu günlerde sosyal olaylara ve toplumsal kırılmalara dikkatle odaklanmak zorundayız.

Yabancı sermayenin ülkeye girmesi için koşullarınız olmalı. İstanbul'da yabancı diplomatların, iş insanlarının ve uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticilerinin yaşamaları için çocuklarına okul seçenekleri sunmak zorundasınız. Eğer mevcut ekonomik döngüde var olmak ve yabancı sermayeyi ülkenize çekmek istiyorsanız farklı yaşam tarzlarına ve kültürlere de hoşgörülü olmak zorundasınız.

Türkiye bir imparatorluk bakıyyesi ve zengin bir kültüre sahip. Bu sosyolojik mirası tek tip insana indirgemek doğru değil. Geçmişte denenmiş ve başarısız olmuş tek tip insan yaratma ideallerini artık aşmak zorundayız.

Okullarımızın mezuniyet törenlerinden yansıyan anlık görüntüler ve kısa videolarla özel hayatları sosyal medyada dolaştırmak bir ahlaki önerme değildir. Aksine insanların belirli anlardaki hallerini ve eğlenme biçimlerini gündemde tutmak başka bir problemin yansımasıdır.

Farklı meşreplerin ve yaşam tarzlarının ifşası teknolojinin ve dijitalleşmenin topluma verdiği yeni nesil bir salgın türü. Bu salgın türünden uzak durmak önemli bir erdem göstergesi.

Basit ve hamasi tepkilerin Türkiye'nin vizyonuna ve imajına verebileceği zararı hesaba katmak zorundayız. Bu topraklarda başörtülü bir öğretmenin öğrencileriyle mezuniyet törenindeki görüntüleri üzerinden linç edilmesi yahut sanatçıların çocuklarının mezuniyet törenindeki görüntüleri üzerinden linç edilmesi aynı yere zarar verir. Birbirini hoş gören yahut görmezden gelen bir toplum olmak zorundayız.

Üstelik her beğenmediğimizi paylaşmak ve tartışmak zorunda mıyız?