
Bugün arife yarın bayram.
Daha doğrusu hac ibadetinin bayramı.
Kurban hac ibadetinin sadece bir parçasıdır.
Hz. İbrahim'den bu yana kurban kesimi bir ibadet olarak süregelmiştir.
Yasin Aktay'ın, kurban ve hac üzerine teopolitik sosyolojik ve felsefi yaklaşımları ele aldığı yeni kitabının adı 'İsmail'in Gülüşü'.
'İsmail'in Gülüşü'nün, sadece kadim bir kıssanın unutulmuş ayrıntısı olmadığını, o gülüşün dışlananların, mirastan mahrum bırakılanların, susturulmak istenenlerin ve tarih sahnesinden silinmek istenenlerin geri dönen sesi olarak yorumluyor Aktay.
'Hacca gidemeyenler de kurban bayramı yaparak bu sürece bir yerinden katılıyorlar.'(s.204) diyerek kurban kesmeyi hac sürecine katılım olarak yorumlamış.
Genel olarak kurban hakkında özel olarak da Kurban Bayramı'ndaki kurbanı anlatırken nas olarak Hac suresi 37. ayetin 'O(kurba)nların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Sizden Allah'a ulaşacak olan tek şey takvanızdır." kısmı eksen olmuş.
Kurban kelimesinin yakınlık anlamından hareketle, kurbanın 'Bir yandan Allah'a yaklaştırırken farklı insanları da birbirine yaklaştırır.'(s.47) diyor.
'Kurban emre itaat ile toplumsal rahmetin birleştiği yerdir. Ne yalnızca sosyal yardımdır ne de hikmetsiz bir ritüel.'(s.84) tespiti yapıyor.
'Kurban kıssası akıldışılık değil aklı aşan bir güven ilişkisidir.'(s.104);
'Kurban zahir ile batının fiil ile niyetin beden ile takvanın birleştiği yerdir.'(s.114)
'Kurban sevgisizliğin değil sevginin arınmasının hikâyesidir.'(s.114)
'Kurban Allah'a yaklaşmak için şeytandan ve sahte tanrılardan uzaklaşmak için yapılan bir harekettir.'(s.189)
'Hac umre Ramazan kurban ve bilhassa namaz halkların dirilişinin bizzat Allah tarafından temin edilmiş şiarlardır.'(s.208)
'İslam'da kurban şiddetin teolojisi değil, teslimiyetin tecrübesidir.'(s. 243)
'Kurban edilen aslında hayvan değil insanın içindeki kibir, sahiplenme ve benlik iddiasıdır.(s.273)
Aktay kitabında kurbanın sembolik olduğunu kurban kesmek yerine bedelinin bağışlanması gibi görüşleri de reddederek bunun diğer ibadetleri ortadan kaldırmaya zemin hazırlayan bir sapma olduğunu uzun uzun örneklerle anlatıyor.
Kitap diğer dinlerin kurban anlayışını ve felsefi boyutunu akademik verilerle analiz ediyor.
Aktay, bir mümin akademisyen duruşuyla, felsefi ve sosyolojik tartışmalar içinde kurbanın hakikatinden taviz vermediği için takdiri ve tebriki hak ediyor.
Yahudi İbn Meymun ile Müslüman İbn Arabi'nin kurbanın sembolik olduğu yorumlarına da cevap veriyor. (s.297-300)
Kurbanın yanı sıra haccı da uzun uzun konu edinen kitabın entelektüel boyutu hayli yüksek.
Aktay kitabın sonunda Filistin meselesini de kurban üzerinden yorumlayarak Gazze'deki mücadeleye temas ediyor, Siyonizm'in tüm Filistinlileri kurban olarak algıladığı sapkın anlayışa vurgu yapıyor.
'Siyonizm'de tanrı için kurban yoktur, devlet için kurban vardır. Mabet için kurban yoktur güvenlik için vardır. İbadet için kurban yoktur yerleşimci kolonyal düzenin sürekliliği için kurban vardır.(s.269)
Gazze üzerinden bütün insanlığın cezalandırıldığına değinen Aktay, İslam dünyasının acziyetine de vurgu yaparak Gazze'deki direnişin fotoğrafını çekiyor ve okuyucuyu derin düşüncelere sevk ediyor.
'İsmail'in Gülüşü ' fedakarlık ile iktidar, teslimiyet ile özgürlük, kutsal ile şiddet, ritüel ile hakikat arasındaki gerilimleri derinlikli ve özgün bir dille tartışan güçlü bir düşünce kitabı olmuş.
Yasin Aktay kardeşimi kutluyorum.
Peygamberimiz aleyhisselam, "İmkânı olup da kurban kesmeyen namazgâhımıza yaklaşmasın!" buyurmuştur.
Bir kurban kesildiğinde Efendimiz ondan geriye ne kaldığını sormuştu. Hz. Aişe validemiz, 'Sadece bir kürek kemiği kaldı.' cevabını verdi. Bunun üzerine Efendimiz, "Desene bir kürek kemiği hariç (bütün dağıttıklarımızın)hepsi bizim oldu." buyurmuştur.
Bu bayramda ülke içinde ve dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahibi bölgelerde kurban keserek bu ibadetin sosyal boyutunu yaşatan dernek, vakıf ve kuruluşlar ne kadar güzel bir hizmet yapmış oluyorlar değil mi?
Sosyal medyadaki şu cümleye bayıldım: Kurban etini en iyi saklama yöntemi dağıtmaktır. Kıyamete kadar bozulmaz.
Kurbanın künhüne vakıf olacağımız nice bayramlara!