İbrahim Güneş
İbrahim Güneş
Tüm Yazıları

Kuantum Muharrem!

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçim döneminde sık sık "Kuantum"dan söz ediyordu.

Hatta seçimden sonra "Kek kuantumu yendi" diye de Erdoğan'ın zaferini küçümsemeye çalıştı.

Ancak "Bal bal" demekle ağız tatlanmıyor. Kuantum demekle de kuantum çağına geçilmiyor... CHP'nin mesele bir daha da gündemine gelmedi zaten...

Bu yazıda derdim Muharrem İnce'yi hırpalamak değil, sadece bazı gerçeklere dikkati çekmek istedim.

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, SAHA 2026'da ufuk açan manifesto gibi bir konuşma yaptı... Birçok başlık var. Ancak ben özellikle "Kuantum Çağı" ile ilgili olan bölümünü buraya alayım...

"Yaklaşan Kuantum Çağı'nın tehditlerine karşı kalkanlarımızı bugünden örmeli. İletişim ağlarımızı kuantum dirençli şifreleme algoritmalarıyla donatıp, küresel tekellerin sızamayacağı milli mimariler inşa etmeliyiz."

Bayraktar'ın yaptığı bu uyarıyı başkaları da paylaşıyor aslında. Örneğin ABD'li iş insanı Elon Musk, yapay zeka meselesinde "Terminatör" döneminin tahmin edilenden çok daha yakın olduğunu söylüyor.

Beyaz Saray "Yapay Zeka Çalışma Grubu" kurdu. Avrupa Birliği bu konuda yasal düzenlemeler yapmaya çalışıyor.

Türkiye'nin verdiği mücadeleyi "SAHA 2026"da gördük.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın orada verdiği mesajı da müsaadenizle hatırlatayım.

"Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir."

İşte Türkiye'nin hasımlarını en çok rahatsız eden de budur aslında... Zira aynı konuşmada Erdoğan verilen mücadeleyi de şu sözlerle özetledi:

"Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik."

Özellikle Türkiye'nin hasımlarının tüm hesaplarını Erdoğansız bir Türkiye üstüne yaptığını hepimiz biliyoruz. Peki biz hesaplarımızı ne üstüne yapacağız?

Zira Selçuk Bayraktar'a göre, teknoloji tekellerinin kurduğu örümcek ağlarını parçalamanın tek bir yolu var...

"Geliştirdiğimiz yüksek teknolojiyi dost, kardeş ve mazlum halklarla paylaşarak sarsılmaz bir Teknolojik Dayanışma İttifakı kurmak"

Peki tüm stratejisini batı desteği üstüne kurmuş olan, İngiltere'ye "Terk edilmiş hissediyoruz" diye adeta yalvarır gibi konuşan CHP Genel Başkanı Özel ve kurmaylarının böylesine zorlu bir misyonu hakkıyla yerine getirmesi gerçekten mümkün mü?

Takdir milletin elbette...

"YALAN SÖYLEDİKLERİNİ BİLİYORUZ"

24 ekranında dönen bir klip var...

Belki gözünüze çarpmıştır...

CHP'nin içine düştüğü durumun ibret belgesi gibi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmanın sağlaması da demek mümkün...

İçerik şöyle...

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini biliyoruz

CHP Lideri Özel: Sistemli saldırı altındayız. Şimdi de Uşak'ta saldırıyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini biliyorlar

CHP'li Veli Ağbaba: Gökhan Böcek'i hayatım boyunca görmedim. Telefonu yok konuşmadım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar

CHP'li Murat Emir: O aracın tüm masrafları CHP Genel Merkezi tarafından yapıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz

CHP Lideri Özel: Muhitten Böcek neyi itiraf edecekmiş?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ama hala utanmadan, arlanmadan yalan söylüyorlar

Konuyu takip edemeyenler için madde madde açıklayalım...

Özel, "Uşak'ta saldırı altındayız" dedi...

Özkan Yalım, "İtirafçı" oldu...

Ağbaba "Gökhan Böcek'i tanımam" dedi... Böcekler "İtirafçı" oldu. "Adaylık için bir milyon avro verdik" dedi...

Emir, VIP minibüsü "Genel merkez yaptırdı" dedi... Faturayı Uşaklılar ödemiş.

Özel, "Muhittin Böcek neyi itiraf edecek?" dedi...

Tüm aile "İtirafçı" oldu...

Bunca yalan dolanla memlekete hizmet ne kadar mümkün onun takdirini millet yapar... Ancak siyasette istifa diye de bir müessese de var.

Bizden hatırlatması...

LİSELİ ERGEN GİBİ

CHP Genel Başkanı Özel, grup kürsüsünden esiyor gürlüyor. Ağzına geleni söylüyor. "Tehditse tehdidin daniskasını ediyorum" deyiveriyor.

Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçmesine öylesine öfkelenmiş ki ağzına geleni söylüyor. Ama konuştukça da batıyor aslında...

Köksal'ın "Kocandan boşan gel" diyen Özel'e verdiği cevap çok manidar...

Köksal, "Benim kocam, hayvancılıkla uğraşıyor. Hırsızlık, yolsuzluk yapmadı. Beni otel odalarında bir kez bile aldatmadı! Boşan mesajı yazdıklarının en hafifiydi" ifadesini kullandı. Köksal, AK Parti'ye katıldığı törende de, "Ailenin kutsallığına inananlarla toplumun değer yargılarına saygı duyanlarla aynı yolda ilerleyeceğim" dedi...

CHP'deki karalama kampanyasına meydan okudu... Özel, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yani namı diğer "Topuklu Efe" AK Parti'ye geçerken de benzer şekilde "Hırsız" suçlamasında bulunmuştu...

Ama sonrasında ortaya ne bir belge koydu ne de savcılığa suç duyurusunda bulundu... Özetlemek gerekirse koltuğunu "Şaibeli Kurultay"da İmamoğlu'nun duygusal motivasyonlarıyla kazanan Özel'in liderlik vasfı olmadığı net bir şekilde görüldü...

Gazeteci Levent Gültekin bu durumu "Liseli ergenler gibi davranıyor" diye yorumluyor. Gültekin'in verdiği bir örnekse durumun vahametini ortaya koyuyor. CHP'den ayrılma kararı alan Ardahan'ın Göle Belediye Başkanı'na ulaşamayan Özel'in başkanın karısına "Senin kocan erkek değil" diye mesaj attığını söylüyor.

Mesele iki açıdan gerçekten tam bir garabet...

Birincisi Özel'in Göle Belediye Başkanı'nın eşinin üstünden mesafe almaya çalışması ve attığı utandıran mesajlar...

İkincisiyse "Atatürk'ün koltuğunda oturuyorum" diye övünen Özel'in Göle Belediye Başkanı ile ilgili bir meseleyi bile bizzat çözmeye çalışıyor olması... CHP'de teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı, Ardahan il başkanı, Göle ilçe başkanı yokmuş gibi...

Hadi işin ironik tarafını da söyleyip bu bahsi kapatayım... Şimdi bu Özel çıkıp Erdoğan'ın liderliğini sorgulamaya çalışıyor, diplomasi dünyasında Erdoğan'ın yalnız kaldığını öne sürüyor...

Ne diyelim...

Allah ıslah etsin...