
Kâinat, yaratanın koyduğu kurallar ile işliyor.
Doğum, gelişim, ölüm hep bu kutsal gücün belirlediği kurallar.
İnsanoğlu o yaratanın belirlediği kurallarla oynamaya kalktığı an başı dertten kurtulmuyor.
Örneğin tabiatın dengesi ile oynadığınız an doğal afetler kapınızı çalıyor.
Yaratanın koyduğu kurallar ile oynamaya kalktığınızda geri dönüşü olmayan bir maceraya sürükleniyorsunuz.
İŞTE ÖRNEK...
Bu konuda verilecek en çarpıcı örneklerden biri aynı zamanda yazımızın da konusu olan sezaryen doğum.
Yüce Allah her alanda olduğu gibi üreme konusunda da kurallar koymuş.
İnsanoğlunu kadın ve erkek olarak yaratmış, buradan nesilleri çoğaltmış.
Yine her konuda olduğu gibi üreme, doğum ile ilgili esasları da belirlemiş. Belirlediği esaslar, özellikle doğum konusunda çizdiği çerçeve, yüzyıllardır kusursuz bir döngü olarak işliyor.
Doğum bu zincir içinde en mükemmel olanı.
DOĞUM DENEN MUCİZE...
Doğum deyip geçmeyin, bir dizi zincirleme mucize gerçekleşiyor.
Annede doğum sancısı başladığında yaşanan ıkınmalarla bebek yavaş yavaş doğum kanalına doğru ilerliyor.
Bu ıkınmalarda bebek ciğerinde bulunan bütün suyu dışarı atıyor.
Bu ilerleyiş esnasında bebeğin tüm bedeni, onu dışarıdaki ortamda bulunan her türlü mikrop ve bakteriye karşı koruyan pudra benzeri bir madde ile kaplanır.
Bebek doğar doğmaz kıçına atılan bir şaplakla ağlamaya başlar ve direk anne kucağına verilerek anne ile ilk duygusal temasın başlaması sağlanır.
Anne doğumdan kısa bir süre sonra ayağa kalkar ve herhangi bir ağrı sancı hissetmeden yavrusuyla yürüyerek evine gider.
Doğum artık bitmiş hayat normale dönmüştür.
Çünkü yapılan iş olması gerekendir, doğum normal yollarla gerçekleşmiştir.
SEZARYEN DOĞUM...
Siz eğer doğumu normal yollarla yapmaz işi ameliyatla halletmeye kalkarsanız başınıza şu işler gelir.
Anne doğum sancısı yaşamadığından ıkınma olmaz ve bebek anne karnı kesilerek dışarı ortama alındığı için bebek ciğerinde bulunan suyu dışarı atamaz.
Bebeğin ciğerinde su kalması onun gelecekte solunum yolu ile ilgili her türlü hastalığa aday yapar.
Sezaryen doğumlar genellikle alerji hastalıklarının en kuvvetli adayıdır. Astım gibi solunum yolları ile ilgili hastalıklar da en çok sezaryen doğumlarda görülür.
Ikınma olmadığından bebek anne karnında doğum kanalına doğru herhangi bir ilerleme yapmadan karın kesilerek alınır.
Bu nedenle bebeğin bedeni koruyucu madde ile kaplanmadan dışarı çıkar ve ortamda bulunan her türlü mikrop ve bakteri bebeğe saldırıya geçer.
Bebek doğar doğmaz anne kucağına verilemediğinden gelecekte psikolojik hastalıkların adayıdır.
Çocukların işlediği suçlarla ilgili yapılan anketlerde en çok suç işleme oranının sezaryen doğum vakalarında görüldüğü ortaya çıkmıştır.
Normal doğum yapan anne kısa bir süre sonra ayağa kalkar ve herhangi bir ağrı sancı hissetmeden yavrusuyla bir yürüyerek evine gider ancak bu durum sezaryen doğum yapan anneler için geçerli değildir.
Sezaryen doğum yapanlar aylarca gaz ve dikiş ağrıları çekerler.
Tüm bundan öte sezaryen doğum dolaylı olarak bir doğum kontrol yöntemidir. Sezaryen doğum şeklinde annenin ikinci çocuğa gebe kalma ihtimali düşer.
Son olarak sezaryen doğumlarda ölümle sonuçlanan birçok vaka vardır.
Kısacası bu işin normali adından da anlaşılacağı gibi "NORMAL DOĞUM"dur. Anormali ise sezaryen doğumlardır.