Kınamayın gereğini yapın!

104 amiral eskisinin gece yarısı muhtırası hakkında yazmak için bilgisayar başına oturduğumda, "Darbeci Atatürkçüler hakkında şimdiye kadar yazmadığım neyi yazayım" diye düşünürken eski yazılarıma göz gezdirdim. Çeşitli vesilelerle defaatle, fırsatını bulduklarında ordu içindeki Atatürkçü darbeci kanadın harekete geçeceği hususunda ikâzda bulunmuşum.

Meselâ 2018 yılında "Darbeci Atatürkçüler tövbekâr mı oldu" diye başlıktan sormuş ve şunları yazmıştım: «"Kendilerine "Atatürkçü, laik" diyenler bu ülkede darbeleri yaptı. Öyle sözde filan değil, kelimenin tam mânâsıyla Atatürkçü, laik kişilerdi. İnançlarında samimiydiler. İnançları uğruna bu ülkede darbe de yaptılar, adam da astılar, işkence de ettiler. Peki şimdi ne oldu da bu damar kurudu? Sahi, kuruduğuna inanıyor musunuz? "Atatürkçü, laik" darbeci damarın darbecilikten vazgeçtiğini iddia etmek veya düşünmek saflık değil midir! 15 Temmuz gecesi tanklar İstanbul'un hangi ilçesinde alkışlarla karşılanmıştı? Bu ilçeye hâkim olan dünya görüşü hangi mefhumla tanımlanıyor?.."»

Mezkûr yazıyı, eski Ergenekon sanığı ve eski CHP Milletvekili Dursun Çiçek'in "Başsavcılar bize diyor ki, iktidarı indirin biz de yargılayalım" sözü üzerine yazmış ve şu tespitte bulunmuştum: "Eski Ergenekon mahkûmu, CHP'nin eski milletvekili Dursun Çiçek'e 'dert' yanan Başsavcıların sözlerinden anlıyoruz ki, Atatürkçü/laik darbeci damarda bir kımıldanma var, kan akışı hızlanmış!"

İşte Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece, aldıkları birtakım maddelerle kanları hızlanan 104 amiral eskisi muhtıra yayınlayınca hiç şaşırmadım. Sosyal medya hesabımdan ilk tepkim şu oldu: "Yine kısa ve net: Müebbet hapis cezası olan 28 Şubat eskileri cezalarını Bodrum'daki villalarında çekerse, bildiri yayınlayan eskiler de bildiri çekerler!!!"

Bu hususu da defaatle yazdım, maalesef Ak Parti darbecilere gerektiği gibi hesap soramadı. 28 Şubat darbesinin bir tek askerî kanadını yargılayabildi. Onlara da müebbet verildi ve evlerine gönderildi! Darbenin medya, sendika ve iş dünyası ayaklarına dokunulmadı; 28 cuntasının saydığım unsurlarına niye dokunulmadığına dair ben şimdiye kadar Ak Parti'den bir açıklama duymadım. Buradan bir kez daha Ak Parti'li yetkililere sorayım: Sahi 28 Şubat cuntasının tüm unsurlarını niye hesaba çekmediniz?

"28 Şubat'tan hesap sorulsaydı 15 Temmuz olmazdı" diyorduk peki şimdi ne diyeceğiz!..

Darbecilerin hamlelerine karşı Ak Parti'li yetkililer bizler gibi sert tepki göstermesine gösteriyorlar da, onları bizlerden ayıran şey mührün ellerinde olması. Halk olarak onlara verdiğimiz yetkileri kullanıp darbecilere hakkettikleri cezaları vermelerini bekliyoruz. Darbeciler arasında ayrım yapılmasın.

Lütfen bizlere hep aynı filmi seyrettirmeyin!

Lütfen bize hep aynı yazıları yazdırmayın!

Kınamayın, gereğini yapın!..