
Vatan tanımımız üç boyutlu; topraklarımız, hava sahamız ve Mavi Vatan...
İçinde bulunduğumuz çağın getirdikleriyle beraber "siber vatan" ve dijital sahada egemenlik de bu boyutlara eklenebilir.
Kara, hava ve denizde muktedir ve egemen olmak, bir devleti devlet yapan ana unsurlardandır.
Gündemdeki son gelişmeyle birlikte denizlerimize odaklanalım.
Denizler sadece bugün değil tarihimizde de çok önemli yere sahipti. Osmanlı'yı büyük yapan şey; denizlere hakim olmasıdır.
Barbaros Hayrettin Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'a "suyu yönetirsen toprağı ve cihanı da yönetirsin" ifadelerini kullanmıştır.
Osmanlı, Akdeniz'i çevreleyerek adeta avucunun içine almış ve böylelikle dünya devleti olmayı başarmıştır.
Güç odağı olmak isteyen tüm büyük devletler, denizlerde mutlaka hakimiyet kurmuştur.
Dün Cenevizliler, Venedikliler, Osmanlı vardı bugün ABD var.
Türkiye ise Karadeniz'de ilan ettiği kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge ilanını Adalar Denizi (Ege) ve Doğu Akdeniz'de yapmaya hazırlanıyor.
Türkiye'nin denizlerdeki kırmızı çizgileri, yasalaşma hazırlığında. Taslak sürecini bir heyet yürütüyor. Konu kapsamında ehliyetli ve liyakatli bir ekibin faaliyetlerinin sürdüğünü biliyoruz.
Denizlerde yeni bir dönem başlıyor diyebiliriz.
Mavi Vatan'da icraat yapmak için iç hukuk netleştiriliyor ve süreç yasallaştırılıyor.
Adalar Denizi (Ege) ve Doğu Akdeniz'de balıkçılık, madencilik ve sondaj haklarını kapsayan 200 deniz mili genişliğinde münhasır ekonomik bölge ilan etme yetkisi verecek yasa çalışmasının yakında gündeme gelmesi bekleniyor.

Türkiye 1986'da Karadeniz'de münhasır ekonomik bölge ilan etti. Sınırı bulunan tüm ülkelerle Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan ile anlaşmalar imzalandı.
Karadeniz'de hakkaniyetli biçimde alanlar belirlendi. Bu kapsamda her türlü canlı ve cansız kaynaklar ülkemize aittir. Balık varlığını çıkarmaktan doğalgaz ve petrol faaliyetlerine kadar Karadeniz'in yarısında özgürce çalışmalar yürütüyoruz.
Şimdi masaya yatırdığımız konu; Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz.
Türkiye Mavi Vatan'ın kalan kısmında da münhasır bölge ilanı yaparak denizlerdeki hakimiyet ve egemenlik sürecini tam koruma altına alıyor.
Peki neden bugüne kadar beklendi?
Çünkü sınırları belirlediğiniz zaman alanın koruması ve tam hakimiyetinin sağlanması gerekiyor. Böyle bir mücadeleye girecek liderlik, kararlılık, savunma ve saldırı araçlarının güçlü, sofistike ve nitelikli biçimde hazır bulunması gerekiyor. Bu açıdan Türkiye en güçlü dönemine girdi. Türkiye donanması, tüm araç-ekipman ve insan kaynağıyla birlikte argümanının arkasında durabilecek potansiyeli ortaya koyuyor.
Türkiye için ileri atılma ve hakkını alma bağlamında, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı bir milat anlamı taşır. Sonrasında 2016'de gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekatı ikinci bir atılımdır. Ve şimdi Mavi Vatan adımı, Türkiye'yi büyük güç olma yolunda bir üst lige taşıyacak milli bir duruştur.
Türkiye'min yolu açık olsun.