Yakup KÖSE
Yakup KÖSE
ykose@stargazete.com
Yazarın Sayfası

VIP 1 Mayıs

Utanmadan “Dünya ayıpladı” başlığını atmışlar.

Çin virüsü COVID-19’un dünya kasıp kavurduğu, ülkeler arası maske savaşlarının yaşandığı bir dönemde dünyanın neresinde olursa olsun el uzatan Türkiye’yi ‘dünya’ ayıplanmış!

‘Dünya’ bizi neden ayıplamış?

Sualin cevabını, şu acılı günlerimde yüzümde tebessüme vesile olan haberde buluyoruz: “1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Taksim Anıtı’na çelenk bırakmak isteyen 25 kişilik DİSK yönetici ve üyelerinin gözaltına alınmasına uluslararası sendikalar ve çalışma örgütleri sert tepki gösterdi.”

Haberde geçen ‘ayıplayan’ sendika ve çalışma örgütlerinin kaç tane olduğunu üşenmedim saydım. Gerçi üşenecek bir tarafı da yokmuş, ‘dünya’ dedikleri sendika ve çalışma örgütü sayısı, topu topu 4. Evet, yazıyla da yazsam dört rakamla da yazsam 4! Ha bir de, merkezi Cenevre’de bulunan Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) de sendikacıların gözaltına alınması hakkında bilgi almış.

Ben de size şu bilgiyi vereyim: Uluslararası Çalışma Örgütü’nün merkezi Cenevre’de 1 Mayıs bu sene, salgın sebebiyle balkondan balkona Enternasyonal marş söylenerek kutlanmış!..

Bizi ‘ayıplayan’ diğer sendika ve çalışma örgütlerinin merkezlerinin bulunduğu ülkelerde 1 Mayıs’ın meydanlarda kutlanıp kutlanmadığına bakma gereği duymadım, Cenevre diğerlerinin de habercisi!

Kendileri sosyal mesafeyi koruyarak balkondan balkona Enternasyonal marş söyleyerek 1 Mayıs’ı kutluyorlar ama mevzu Türkiye olunca, vay efendim niye meydanlarda kutlanmasına izin vermediniz diye bizi ayıplıyorlar!

Bana, “Küçümsediğin 4 uluslararası örgüt yüzbinlerce örgütü temsil ediyor” diyenler çıkacaktır. Doğrudur da acaba kendilerini temsil eden örgütlerinin Türkiye’yi ayıplamalarıyla ne kadar alâkalılar acaba? Yoksa, “Biz evde kutluyoruz bunların sokakta ne işleri var” mı demişlerdir!

Dünyayı kendi etraflarında döndüğünü sanan bu güruh ne yapıp ettiler kendilerini gözaltına aldırdılar. Haberlere de çıktılar. ‘Dünya’ da duydu! Birkaç ay içinde gazetelerinde “2020 1 Mayıs direniş” ekini ücretsiz olarak okuyucularına verirler. “2020 1 Mayıs direniş” albümü çıkarırlar. Romanını da yazarlar filmini de çekerler! Kolay mı, ölüme meydan okudular. Kendi jargonlarıyla söyleyeyim, feda eylemi yaptılar!

Tabiî ki olan oradaki polise oldu. İnşaallah virüs kapmamışlardır. Gözaltı haberini ilk öğrendiğimde şaşırdım. Salgın sebebiyle sokağa çıkma yasağının olduğu bir günde 1 Mayıs anması da nereden çıktı? Meğer, ‘dünyanın ayıpladığı’ Türkiye sınırlı sayıda kişiyle sendikalara 1 Mayıs anmasına izin vermiş. DİSK de yüzü (izni) bulunca astarı da istemiş! Polisin, “yürüyüş yapmayın bizi sizi Taksim’e götürelim” demesine rağmen yürüyüş yapmakta ısrar etmişler. Polis izin vermeyince de polise saldırmışlar…

Oradaki gencecik polisler virüs kapmışsa bunun hesabını kim verecek sayın yetkililer? Camileri kapattınız, büyük ihtimâl bayram namazını da kıldırmayacaksınız ama sendikalara, sokağa çıkma yasağının olduğu günde Taksim meydanını açıyorsunuz!

Demek ki bu sendikalar ve 1 Mayıs halk sağlığından ve halkın inancından daha mühim ki, halkı eve tıktığınız gün onlara izin veriyorsunuz.

Bunlara VIP hizmeti vermenin gereğini halka anlatacak mısınız yoksa mevzuyu kapatacak mısınız!

Bayramda halk 20-30 kişiyle bayram namazı kılmak isterse izin verecek misiniz? Mâdem 20-30 kişiyle anma yapılabilir, salgın için bir sakıncası yok, bizim de hakkımız bayram namazı kılmak!